Tarihi Eserler 2 ...
HACIHAMZA BELDESİ’NDE YER ALAN ESERLER;
İlçemizin tek beldesi konumunda olan
Hacıhamza’da yerleşim M.Ö.’ki devirleri kapsamaktadır. Bu dönemlere ait mezar
kalıntılarına beldenin kuzeyinde bulunan su deposu ve Ulubağ mevkilerinde
rastlanmaktadır.
Hacıhamza’da tarihi yapıların geneli Osmanlı
dönemine aittir. Kasabanın kuruluşu ile ilgili Osmanlı kaynaklarında şu
bilgilere rastlanmaktadır. 21 Ekim 1567, 17 Haziran 1571, 25 Temmuz 1568
tarihli arşiv vesikalarında11 “Hacıhamza nam Karye”, “Hacıhamza nam mevzii”,
“Hacıhamza nam Derbend” olarak adlandırılmaktadır. Burada kullanılan mevzii,
derbend gibi kelimelerden beldenin önemli bir geçiş noktası olduğu
anlaşılmaktadır. Bu özelliği nedeniyle de II. Bâyezid zamanında, Hadım Sinan
Paşa tarafından Kervansaray olarak aşağıdaki eserler inşa edilmiştir.
a. Sinan Paşa Camii:
Kervansaray’a ait en önemli yapıdır. Hicri 912
(M. 1506/1507) yılında yapılmıştır. 1943 tarihine kadar çeşitli tamiratlar
gördüğü kaynaklardan anlaşılmaktadır. Ne yazık ki bu tarihte meydana gelen
Tosya-Ladik depreminde caminin kubbelerinde hasar meydana geldiğinden
Sinan Paşa Camii Minaresi (Hacıhamza Beldesi)
cami yıktırılmıştır. Yapı tarzı olarak Oğuz Köyü Camii’ne benzediği
kaynaklarda belirtilmektedir.12 (Bak. Oğuz Köyü Camii). Kitabesinde şu
bilgiler yer almaktadır:
Şah Sultan Bayezid zamanında,
Cennet gibi bina kılındı
yeryüzünde.
Devletli Sinan Paşa’nın
himmetiyle,
Kılıncıyla, İslamı din
düşmanından kurtararak
Belde-yi Hacı Hamza olundu
imar
Halkı emin kıldı eşkıya
derdinden
Receb de hane-i hayır oldu
ümmete
Hayrul mübiyne denk geldi
tarihiyle
Hicri 912 (Miladi 1506/1507)
b. Sinan Paşa Hanı:
Kervansaray’ın ikinci önemli parçasıdır. Sinan
Paşa Camii’nin hemen güneyinde yer almaktadır. Doğudan batıya doğru uzanır.
Yan duvarları moloz taşı, kubbe kısmı ise yassı tuğlalardan örülmüştür. 1943
depreminde ön tarafı ile batı yönünün tavanında açılmalar olduysa da han
yıkılmamış; ancak 07.01.2002 tarihinde yoğun kar yağışından da etkilenerek
hanın tavan kısmı ile kuzey duvarı tamamen çökmüş, sadece batı duvarı ile
güney duvarı ayakta kalabilmiştir.
c. Sinan Paşa Hamamı:
Sinan Paşa eserlerinin ayakta kalabilen nadir
yapılarından biridir. Tipik Osmanlı hamamlarından biri olan eserin büyüklüğüne
bakıldığında ortalama 20 kişinin aynı anda temizlenebileceği boyutlara
sahiptir. Hamam ikili terleme odası, 1 elbise değişim odası, ara oda ve kazan
dairesi ile odunluktan ibarettir. Giriş odası olarak da nitelendirilen elbise
değişim odasının 1943 depreminde çatı kısmında hasar meydana geldiğinden bu
bölüm tamirat görmüştür. Diğer kısımlar tamamıyla orijinaldir. Bir de hamamın
dış kısmı ile kubbenin dış kısımları yağmur çekmesi nedeniyle sıvanmıştır.
d. Sibyan Mektebi (Taş Mekteb):
Bu konularla ilgili çalışma yapan Metin Sözen,
“Hacıhamza’daki Türk Eserleri” adlı çalışmasında bu yapının Taş Mekteb
olduğunu ifade etmekte ve planını vermektedir. Sinan Paşa Camii’nin
kuzeybatısında yer alan bu eser, orijinal halini korumaktadır.13
e. Aşevi
1506/1507 yıllarına ait bu eser, Sinan Paşa
Camii’nin batısında yer alır. Sinan Paşa Hanı ile Taş Mekteb arasındaki
duvarlarda aşevine ait ocaklar halen bulunmaktadır. Aşevi için gerekli olan
kiler odası, fırın vs. yapılar Han’ın kuzeye bakan yan duvarında
bulunmaktaydı. Han’ın yıkılışıyla birlikte bu izler de kaybolmuştur.
f. Bayrampaşa Hanı
Hacıhamza’da ”Eski Çarşı” denilen mevkiide
bulunmaktadır. IV. Murat’ın sadrazamlarından Damat Bayram Paşa tarafından
1637-1638 yılları arasında inşa ettirildiğine dair bilgiler mevcuttur.
Hacıhamza Kalesi’nin yapılmasına dair 1731 tarihli kayıtlardan Tokat Voyvadası
Ahmet’in İstanbul’a gönderildiği; Hacıhamza ile ilgili bilgilerde yerleşim
alanında bulunan Bayram Paşa Hanı’nın tamire ihtiyaç duyduğu ifade
edilmektedir.
A. Gökoğlu da eserinde kesin olmamakla
birlikte Mahmut Paşa vakfından olduğunu rivayet ettiği bu yapının eni ve
boyunun 60 metre, dört duvar içine alındığını; ortasında büyük bir meydanın
olduğunu yaklaşık dört büyük salon ile 20 ocağının bulunduğundan söz
etmektedir. Günümüzde sadece kuzey duvarı ayakta kalabilmiştir. Diğer üç
duvar ev inşaatları nedeniyle yıkılmıştır.
Kalenin özelliklerine bakıldığında kuzey ve
güney duvarlarının uzunluğu 200 m iken doğu ve batı duvarlarının uzunluğu 150
ile 175 metre arasında değişmektedir. Surların genişliği yaklaşık 2 metre,
yüksekliği ise 4 metreyi bulmaktadır. Birisi doğuya diğeri kuzeye bakan iki
kapısı vardır. Doğu kapısı oldukça büyük olup, demir çivilerle kaplıdır. 1965’
li yıllarda büyük kapı yıkılmıştır. Küçük giriş kapısı ise halen ayakta
durmaktadır. Sadece kapıların bulunduğu bölgeler kesme taştan, diğer surlar
ise moloz taştan inşa edilmiştir.
Hacıhamza’ da bu eserlerin yanı sıra , giriş ve
çıkışlarında biri Kızılırmak üzerinde olmak üzere tarihi köprü ayakları
bulunmakta ise de bu köprünün önemli yerleri yıkılmış olduğundan tarihi
özelliklerini yitirmek üzeredir. Yapım tarihlerine ilişkin bilgi
bulunmamaktadır.
OĞUZ KÖYÜNDE YER ALAN ESERLER
a) Oğuz Köyü Camii
Kargı Merkezi’nin dışında yer alan tarihi
yapılardan bir diğeri de Oğuz Köyünde bulunan, aynı adla anılan camidir. Yapım
tarihi konusunda net bilgi olmamakla birlikte bu bölgede araştırmalarıyla ün
yapmış olan Metin SÖZEN eserinde caminin 16. yy’ın ilk çeyreğinde yapılmış
olabileceğini ifade etmektedir.
Oğuz Köyü Camii’ne dair bir başka araştırmayı
da Dr Ömer İskender Tuluk yapmıştır. Araştırma eserinde caminin yapım tarihi
konusunda Metin SÖZEN’le hem fikirdir. Yani 16. yy’ın ilk çeyreğine isabet
etmektedir. Metin SÖZEN, Kargı Oğuz Köyü Camii’nin Hacıhamza da yer alan
1506/1507 tarihli Sinan Paşa Camii ile benzer özellik arz ettiğini; yapım
tarihi ve planlarının benzeştiğini ifade etmektedir.
Dr. Ömer İskender TULUK, camii hakkında
Osmanlı dini mimarisinin köşe taşlarından biri sayılabilecek bir plana sahip
olduğunu ifade etmektedir. Yapının birçok kez onarım geçirdiğini dış mekanda
orijinal olan taş, tuğla almaşık duvar örgüsünün yer yer yok olduğunu; iç
mekanda ise özensiz yapılan restorasyonlarla artık orijinal formunu
kaybolduğunun anlaşıldığını söylemektedir. Ayrıca köyün inşa edilen camiden
önce de önemli bir yerleşim alanı olabileceğine işaret etmektedir.