Mani ve Atışmalar ...
MANİ ATIŞMALARI:
Türküler, maniler, oyunlar, örf ve adetler bir
yörenin folklorunun en önemli unsurlarıdır. Kargı’mızın da yakın geçmişini
araştıracak olursak folklor yönünden ne kadar zengin olduğunu görürüz.
Maniler genellikle kadınlarımızın toplu olarak
çalıştıkları zaman söylenir.Bilhassa çeltik otu alırken söylenenleri pek
meşhurdur.
Çeltik tarlasında ot alırken, tarla sahibi
kaşlarda gezinir bir kolay gelsin demek için. Bu sırada çalışan kadınlardan
yaşlıca olanı:
Çayıra çaktım kazık,
Hani yanında azık,
Bize bahşiş vermezsen,
Ağalığına yazık.
diyerek şöyle bir dokundurur, tarla sahibine.
Adettendir, tarla sahibi boş gelmez ırgatların yanına. Şeker, lokum helva
türünden yiyecekler getirir. Arkasından bir başkası söz alır:
Bahçeden gül yolarım,
Kalbur kalbur bölerim,
Eğer şeker vermezsen,
Çeltiğini yolarım.
Artık tarla sahibi ısrarlara dayanamaz, yanında
getirdiği yiyecekleri dağıtır, sigarasını yakar, bele dayanarak kaşa çömelir.
Aslında biraz da kimin iyi ot alıp almadığını kontrol etmektir amacı. Sağa
sola bakınır gibi yapar, göz ucuyla da ırgatları süzer. Ama kadınlar olayı
sezerler, hemen biri söz alır:
Akpınar’ın başına ,
Sabun koydum taşına,
Ne orada duruyon,
……… kel başına.
der. Tarla sahibi uzaklaşmak zorunda kalır.
Öğle ezanı okununca mola verilir, yemekler yenir, namazlar kılınır, biraz
istirahat edildikten sonra tekrar ot alınmaya başlanır.
Artık ikindi ezanı okunmuş, gün devrilmiştir.
Tarla sahibi tarlanın durumunu öğrenmek için tekrar gelir. Omzunda bel,
tarlanın dört bir tarafını dolanır. Sabahtan akşama kadar iki büklüm
çalışmanın verdiği yorgunlukla ırgatlar arasında sızlanmalar başlamıştır.
Tarla sahibi “Bir çıkım daha çıkalım, yarına kalmasın” der. Kadınlardan biri
güçlükle doğrularak elini beline dayar:
Kayalar gölgelendi,
Ağamız öfkelendi,
Öfkelenme be ağa,
Paydos zamanı geldi. der, önlerindeki
çıkımı çıkar ve işi bırakırlar.
MANİ ATIŞMALARI:
Maniler tarlada çalışırken söylenildiği gibi
evlerde yapılan toplantılarda da söylenir. Ekmek açan, ekmek pişiren, yayık
çalkayan, dibek döğen, çıkrık eğiren kızlar bir araya gelince hep birlikte
karşılıklı mani söylerler. Herkes işiyle meşgul olurken, birinin bir yerlerden
başlaması gerekir; Yayık çalkayan kız:(Elini beline dayar)”Haydin kızlar...
Ölü toprağı mı serpildi üzerinize? Canlanın biraz”
Ata binen
ağadır
Atın yönü
dağadır
Ne orada
duruyon
Bu
maniler sanadır
diyerek maniyi ortaya söyler.
Çıkrık eğiren kız: Başkasına
seslendim
O bana
ses vermiyo
Yayık
yaymayı bilmez
Kendine
süs veriyo
diyerek cevap verir.Ortalık kızışmaya
başlamıştır.
Ekmek açan kız-1: Kimden öğrendin
gülüm
Sen
ekmeği yapmayı
Anandan
öğren de gel
Kızım sac
kapamayı
Ekmek pişiren kız: Odun vurdum
ocağa
Bıdağından yanmıyo
Ne kadar
kibar olsan
Seni
madam almıyo
Ekmek açan kız-2: Bugün suratın
eğri
Niçin
yüzün gülmüyo
Bakın
çehresiz kıza
Çıkrığı
bilemiyo
Çıkrık eğiren kız: Su gelir
akmayınan
Kenarın
yıkmayınan
Çirkin
güzelleşir mi
Çok altun
takmayınan
Mani Atışmaları
Yayık çalkayan kız: Kızım kimden
öğrendin
Sen
kendini övmeyi
Daha
öğrenmemişsin
Sen o
dibek dövmeyi
Dibek döğen kız: Sana diyorum
sana
Sen de
dön bir bak bana
Kız
kaşların pek çirkin
Bir
aynaya baksana
Ekmek açan kız-1: Pilav pişirdim
pilav
Gel yede
bak aş gibi
Gözlerin
güzel ama
Birazcık
şaşı gibi
Dut Pekmez Yapan Kadın
Ekmek pişiren kız: Okula gidemiyon
Gülmeyi
bilemiyon
Saçın çok
güzel ama
Örmeyi
bilemiyon
Dibek döğen kız: Leblebi koydum
tasa
Aldı beni
bir husa
Kendine
süs veriyo
Halbuki
boyu kısa
Ekmek açan kız-2: Suları akışmıyo
Yüzüne
bakışmıyo
Hiç giyme
sen elbise
Boyuna
yakışmıyo
Ekmek açan kız-1: Tavanlarda
gezemez
Kiremidi
ezemez
Toplamış
bamiyeyi
İğneyinen
dizemez
Ekmek açan kız-2: Kalk gidelim
mantara
Saçlarını
yan tara
Şişmanlamışsın yavrum
Şehirde
dura dura
Dibek döğen kız: Manileri atarım
Yüreğini
yakarım
Eski
çarık ipini
Boğazına
takarım
Çıkrık eğiren kız: Manileri
atarsın
Yüreğimi
yakarsın
Ben sana
ne yaptım
Öyle yan
yan bakarsın
Yayıkçı çalkayan kız:Ava gidersin ava
Tüfeğe
koy saçmayı
Anandan
öğren de gel
Kız sen
ekmek açmayı
Bu atışmalar böyle sürer gider. Herkes
eteğindeki taşı döker. İş bitmeye yakın sonucun tatlıya bağlanması gerekir.
Hep birlikte: Elif dedim
be dedim
Elmayı
soy, ye dedim
Darılmayasın kardaş
Ben sana
şaka dedim.
denir. Manilerin son iki mısrası iki
defa söylenir.
A GIZIM:
A gızım gızım gel iki gözüm
Seni Ali istiyomuş veyin mi
gızım
Oğlan......... varumun gızım
Ay anam anam ben vaman ona
Onun gözel nışanlusu va
gıyaman ona
Oğlan ........ gıyaman ona
A gızım
gızım gel iki gözüm
Seni
Ahmet istiyomuş veyin mi gızım
Oğlan
.... varumun gızım.
Ay anam
anam ben vaman ona
Onun iki
garısı varımış ben vaman ona
Oğlan....
ben vaman ona
A gızım gızım gel iki gözüm
Seni Osman istiyomuş veyin
mi gızım
Oğlan veyin mi gızım
Ay anam anam ben vaman ona
O her akşam ırakı içiyomuş
ben vaman ona
Oğlan......... ben vaman ona
A gızım
gızım gel iki gözüm
Seni
Memet istiyomuş veyin mi gızım
Oğlan
........varumun gızım
Ay anam
anam ben varun ona
Onun
bubası zenginimiş ben varun ona
Oğlan............... ben varun ona
El el
üstüne gol gol üstüne
Boydan
aşağı altun etsin can baş üstüne
Oğlan can
baş üstüne.
“A gızım” türküsü söylenirken, kadınlı erkekli
gruplar toplanırlar. Karşılıklı dizilirler. Türküyü söylerken de sağa sola
yaylanırlar. Bu türkünün sonu yoktur. Orada bulunan erkeklerin tamamının ismi
türküde geçer, bilinen meslek grupları söylenir. Mesela, “seni ormancı
istiyomuş, veya seni subay istiyomuş varumun(varır mısın) gızım” şeklinde.
Kızın gönlü varsa “saray gibi ev” veya “ boydan aşağı altın” isteyip,
varacağını söyler. Gönlü yoksa ona göre mazeret uydurup varmayacağını söyler.
Bu şekilde saatlerce sürer. Eskiden bir yerde “a gızım” oynanınca Kargı’nın
her tarafından duyulur, duyanlar da koşa koşa gelirlermiş.
BİRDİR BİR:
70 yaşının üzerindekiler anlatıyor. Kadınlı
erkekli gruplar toplanıp uzun sokakta (şimdiki Boyacılar Caddesi) birdirbir
oynarlarmış. Bazen bu oyun Hamam Sokağı’ndan geçerek çayıra kadar sürermiş.
Katılanların tamamı çayırda toplandıktan sonra sohbet ederek geri gelirlermiş.
Bazen de, doğuda “Zeynep Kadın Suyu”na, batıda Kanlıtaş’a kadar gidip
gelinirmiş. Kadın erkek karışık bir şekilde, hem de gece vakti böyle bir oyun
oynarken “Aklınıza bir şey gelmez miydi veya art niyetli düşünenler olmaz
mıydı?” diye sorduğumuzda, herkesten aynı cevabı aldık. “Kesinlikle kimsenin
aklına böyle bir şey gelmezdi” dediler.