Coğrafi Yapı ...

  1. Kargı'nın Konumu
  2. Yeryüzü Şekilleri
  3. İklim
  4. Hidroğrafya
  5. Bitki Örtüsü

Kargı'nın Konumu

Kargı İlçesi, Karadeniz Bölgesi’nin  Batı Karadeniz Bölümü içinde yer alıp; Çorum İline bağlı 14 ilçeden birisidir. Çorum İlinin kuzey kesimini oluşturan Kargı ilçesi 1301 km2 alanı ve 2000’de 20388 nüfusu ile merkez ilçeden sonra nüfus büyüklüğü açısından 7. ilçesidir. Kargı İlçe Merkezi’nin 2000 yılında yapılan sayımdaki nüfusu 5728’dir. Kargı İlçesi Karadeniz kıyısından itibaren ikinci yüksek alan olan Ilgaz Dağları’nın doğusunda  Kızılırmak’ın bu dağları enine kestiği yerin batı kesiminde, buranın güneyinde doğu-batı doğrultusundaki Devrez-Kızılırmak çöküntü alanında ve güneyde kısmen Kös Dağı ile Ada Dağı Platosu’nda yer alır.
 
Kargı Genel Görünümü
İlçe sınırlarının genel olarak sırt ve zirveler gibi morfolojik ünitelerden geçiyor olması ve bu sınırların Kızılırmak ve Devrez vadilerini de çeşitli yerlerden kesmesi, bu yer şekillerinin doğal sınır oluşturmasını engellemektedir.
 İlçeyi kuzey doğudan Saraydüzü ilçesi , kuzeyden Boyabat ve Taşköprü ilçeleri, kuzeybatıdan Taşköprü ilçesi, batıdan Tosya ilçesi, güneyden İskilip ilçesi, güney, güneydoğu ve doğudan Osmancık ilçesi sınırlandırmıştır.
Kargı İlçe Merkezi , “Graben ovası” olarak nitelendirilen Kargı Ovası’nın kuzeyinde kurulmuştur. Kargı İlçe Merkezi Tosya’ya 51 km, Osmancık’a 60 km, Çorum’a 120 km, Ankara’ya 287 km ve İstanbul’a 541 km uzaklıktadır.
Back to Top

Yeryüzü Şekilleri

 Daha öncede belirtildiği gibi Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde bulunan Kargı İlçesinde de bölgenin morfolojik yapısı olan dağlar ve depresyonlar hakimdir. Bu durum, morfolojik unsurların çeşitlenmesiyle diğer doğal ve beşeri faktörlerle birlikte yerleşmelerin dağılışında önemli bir rol oynamaktadır.
Batı Karadeniz Bölümü’nün denizden itibaren ikinci yüksek kütlesi olan Ilgaz Dağları’nın doğu kesimi ilçenin kuzey kesimini oluşturmaktadır. Bilindiği gibi doğu-batı doğrultusunda uzanan bu sıra dağların ilçe içerisindeki en yüksek yeri 1946 m ile Çömlekçi Tepesidir. Bu noktadan doğuya doğru yükseltisi azalan Ilgaz Dağları ilçenin doğu sınırındaki Kara Tepe’de 1486 metreye kadar düşmektedir. Yapı olarak fillat, şist, mermer ile serpantin gabro ve çeşitli kireç taşlarından oluşan Ilgaz Dağları fay ve şaryajlarla bir hayli kırıklı haldedir.
 
Devrez-Kızılırmak Birleşimi
Ilgaz Dağları’nın kuzeyinde, ilçe sınırları içinde kalan kesim de aslında bu dağların içinde yer almasına ve aynı yapıda olmasına rağmen daha çok plato görünümündedir. Gökırmak’a karışan Karakaya, Büyükçay, Arım ve Asarcık çayları tarafından derin yarılan bu platoda nispi yükseltisi fazla olmayan tepelikler de mevcuttur.  İlçenin kuzeydoğu kesimindeki Kolaz Platosu ve kuzeybatısındaki Kirazbaşı Platosu Gökırmak depresyonuna hafif bir eğimle uzanır.
Ilgaz Dağları’nın Gökırmak depresyonuna olan eğimi ile güneyde Devrez Çayı ve Kızılırmak nehrinin aktığı depresyona olan eğiminde bir asimetri vardır. Güneyde daha dik olan bu dağların en yüksek zirveleri de Devrez-Kızılırmak depresyonuna bakan yamaçların üst kısımlarındadır. Bu depresyon Ilgaz Dağları ile aynı doğrultuda olup içinden Kızılırmak ve Devrez Çayı akmaktadır. Ayrıca bu depresyon batıda Biga Yarımadası’ndan giren; Yenice, Gönen , Manyas , Bursa , Yenişehir , Mudurnu , Abant , Bolu , Gerede , Çerkeş kuzeyi , Tosya , Kargı , Ladik , Niksar , Reşadiye , Suşehri , Erzincan , Karlıova , Varto , Van Gölü’nün kuzeyinden İran’a ulaşan Kuzey Anadolu Fayı’nı içine almaktadır. Kuzey Anadolu Fayı yatay atılımlı bir fay  sistemidir(Sür,Ö. s 55 .1993) 
Bilindiği gibi yerleşmeler için çok büyük tehlike oluşturan depremler ilçeden geçen Kuzey Anadolu Fay Sistemi nedeniyle geçmişte olduğu gibi gelecekte de tehlikeler oluşturacaktır. Nitekim 26.11.1943’de Tosya-Ladik adıyla bilinen 7,2 şiddetinde bir deprem meydana gelmiş ve Devrez-Kızılırmak depresyonu boyunca kurulmuş olan yerleşmelerde büyük hasar yapmıştır. Bu depremde toplam 4000 can kaybı ve 40.000 yıkık veya az hasarlı binaya neden olmuştur ki bu miktarın ne kadarının Kargı İlçesi’ne ait olduğu hakkında herhangi bir kayıt yoktur. Bütün bunlardan anlaşılacağı gibi Devrez-Kızılırmak Akarsu’larının ilçede doğu-batı doğrultusunda geçtiği bu depresyon  tektoniktir. Yer yer genişliği değişen bu tektonik depresyonun batıdaki Devrez-Kızılırmak kavşağında doğuda Kızılırmak’ın kuzeydoğuya yöneldiği kesime kadar olan vadiyi Akkan isimli araştırmacı  ‘Kargı Ovası’ olarak tanımlamıştır(Akkan,E. s 67.1970). Ancak, ovayı, Devrez-Kızılırmak kavşağının 2 km batısından,16 km doğuya doğru uzunlukta ve 5 km kadar genişliğinde , Kargı İlçe Merkezi’ni de içine alacak şekilde sınırlayabiliriz. Ovanın kuzey ve güneyinden geçen fayların oluşturduğu dik yamaçlar ovayı bu yönlerde sınırlandırdığı gibi ovanın oluşumunun “Graben Ovası” şeklinde olmasına neden olmuştur(Akkan,E. s 70. 1970)  . Kargı İlçe Merkezi ise ovayı kuzeyden sınırlayan fay yamacının önünde kurulmuştur. Tamamen alüvyon topraklarla örtülü olan ova , sulanabilmesi ile birlikte eskiden beri çeltik tarımının yapılabildiği bir alan olarak insanları kendine çekmiştir.
 
Kös Dağı ve Ada Dağı
Bu tektonik depresyonun güneyinde Kös Dağı yer alır. Erenler tepesinde 2065 metreye ulaşan Kös Dağı aynı zamanda bölge sınırının da geçtiği önemli bir yerdir. İlçenin de en yüksek noktasını oluşturan Kös Dağı’nın doğusunda , Kızılırmak kavisi içinde kalan Ada Dağı yer alır. Ortalama yükseltisi 1000 metre civarında ve düz olan bu alan dağ diye adlandırılmasına rağmen aslında bir platodur. Yeryüzü şekilleri genel olarak yukarıda açıklandığı gibi olan ilçede , bu görünümün  yerleşmeye önemli bir etkisi vardır. Doğal olarak insanlar kendilerine en uygun geçim kaynaklarını sağlayan alanları tercih ederler. Bu bakımdan en fazla yerleşmenin Devrez-Kızılırmak Vadileri’nde olması gerekir. Fakat bunun böyle olmadığı görülmektedir. Bunun nedeni , bu vadi içindeki arazilerin genelde tarım alanı olarak kullanılmasıdır.
 
Kargı Ovası
Kızılırmak ve Devrez Vadileri boyunca yerleşmeler her yerde aynı oranda dağılmamıştır. Devrez ve Kızılırmak kavşağından 16 km doğuya kadar olan Kargı Ovası’nın kuzeyindeki bölümünde köy yerleşmeleri adeta tespih taneleri gibi sıralanmıştır. Bu sıklık sözü edilen vadilerin diğer kesimlerinde görülmez. Devrez-Kızılırmak Vadileri’nde yerleşmelere, tür olarak bakıldığında köy yerleşmelerinin fazlalığı gözlenir. Ayrıca ilçede yer alan 2 kasaba ve 3 çiftlik yerleşmesi ile bir miktar mahalle yerleşmesine de rastlanır. Diğer bir özellik ise bu kesimdeki yerleşmelerin daha büyük ve nüfuslarının daha fazla olmasıdır. Tamamen alüvyal toprakların kapladığı bu vadi tabanlarının akarsular tarafından sulanması ile yapılan çeltik tarımı etkili olmuştur.
Gerek Ilgaz Dağları, gerekse Kös Dağı yamaçlarındaki yerleşmeler artarken tür olarak mahallelerin ön plana çıktığı görülür. Ayrıca bu sahalarda ortalama 1250 metreden sonra yayla yerleşmelerinin de başladığı göze çarpar. Yamaçlarda eğimin el verdiği alanlarda tarımın yapılabilmesinin yanında, suyun bulunması ve hayvancılığında yapılması yerleşmenin kurulmasında etkili olmuştur. Ayrıca Ilgaz Dağlarının güneye bakan yamaçlarında yer yer Doğu Karadeniz Bölümündeki gibi tek tek meskenlere rastlanır. Ilgaz Dağlarının kuzeyindeki Kirazbaşı ve Kolaz platolarını Gökırmak’a karışan kolların derin yarması nedeniyle vadi içlerinde yerleşme sayısı çok azdır. Vadilerin kısmen genişledikleri yerlerde azda olsa yerleşmeye rastlanır. Daha çok yayla tarzında yerleşmelerin bulunduğu plato yüzeylerinde dağılış ise daha homojendir. Kuru tarım ve mera alanlarının geniş olması ile ormancılık faaliyetinin yaygın olması bu dağılışta etkilidir.
Back to Top

İklim

İKLİM
Karadeniz Bölgesi içinde kalan ilçe , genel olarak Karadeniz iklimi etkisinde kalsa da kıyıdan uzak olması , yükselti , bakı  ve özellikle de orografik uzanış bazı özelliklerin değişmesine neden olmuştur. İklimin iki ana elemanı olan sıcaklık ve yağışa göre bir değerlendirme yaparak şunları söyleyebiliriz.
 
SICAKLIK 
Sıcaklık verileri Kargı istasyonundaki 1965-1992 arasındaki  27  yıllık  kısa bir zaman dilimine ait veriler kullanılmıştır. Buna göre yıllık ortalama sıcaklık 13.6 OC olup bu değer kıyıda bulunan istasyonlarda hemen, hemen  aynıdır. (Ereğli’de 13.7 OC ,Zonguldak’ta 13.5 O  C ). En düşük sıcaklık Ocak ayında 1.9 OC iken en yüksek sıcaklık ise Ağustos ayında  23.4 OC’ dir.
Yıllık sıcaklık farkı ise 21.5 OC ‘ dir. Bu karasallığın başladığını göstermektedir.Bu değerlerin özellikle dağlık  kesimde aynı olması beklenemez.İklimin ana elemanlarından en önemlisi olan sıcaklık insan yaşamını doğrudan ve dolaylı olarak etkilediği için insanın kurduğu yerleşmeyi de etkilemesi  olağandır.İnsan yaşamındaki bu etkiyi meskenin yapı tarzından , yazın yaylaya çıkılması gibi birçok olay da göstermektedir.
 
Sıcaklıkların yeryüzü şekillerine ve yükseltiye bağlı olarak azalması, tarımın belli bir yükseltiden sonra kısıtlanmasına neden olacaktır.Bu durum o alanın artık sürekli değil dönemlik olarak kullanılmasına , dolayısıyla yaylacılık faaliyetine  ve yayla yerleşmelerine yer vermesine neden olmaktadır.Buna göre ilçede daimi yerleşmenin üst sınırını 1750 m’ de Hireoluk  mahallesi oluştururken ,dönemlik yerleşmelerde ise bu sınırı, 1800-1850 m. arasındaki Sünlük ve Karaoluk  yaylaları oluşturmaktadır.
Sıcaklığın , yükseklik artıkça azalması buna bağlı olarak da yağışın artması kış mevsiminde  bir çok yerleşim alanına ulaşımı iyice zorlaştırmaktadır. Bu durum , yükseltisi fazla olan sürekli yerleşim alanlarında kış mevsiminde orada insan kalmamasına ya da çok az sayıda insanın kalmasına sebep olmaktadır. Ayrıca yüksekliğin artmasına bağlı olarak azalan sıcaklık, yağışın artmasına , buda orman alanlarının genişlemesine ve ormancılık faaliyetleriyle , hayvancılığın artmasına neden olmaktadır. İlçede toplam yayla yerleşimi sayısı 72 adet olup tüm yerleşmelerin %33’ünü oluşturmasında yeryüzü şekilleriyle birlikte yukarıda belirtilen faktörlerin de etkisi olmuştur.      
YAĞIŞ
Yağış tarımsal faaliyetleri belirlemede  ve verimin değişmesinde önemli bir unsurdur. Ayrıca hidrografya ve bitki örtüsünün karakterini belirleyen etkenlerden biridir. Yağış, Kargı istasyonunda ölçülmediği için batıda Devrez  Vadisi ’ndeki Tosya istasyonu ile güneyde Kızılırmak Vadisi’nde bulunan Osmancık istasyonuna ait veriler kullanılmıştır. Buna göre Tosya’da yıllık ortalama yağış 462 mm iken Osmancık’ta bu miktar 382 mm’ ye düşmektedir. Bu değerlerin Batı Karadeniz  Bölümü’nün kıyı kesiminde yer alan Zonguldak’ta 1242 mm’ ye ulaştığı göz önüne alınırsa Kargı ilçesinin Karadeniz ikliminden daha çok Orta Anadolu’nun karasal ikliminin etkisi altında olduğu görülmektedir. Yağış miktarlarının aylara dağılımına bakıldığında bu özelliği daha açık bir şekilde görebiliriz. Tosya’da ocak ayında 49.9 mm olan yağış miktarı şubat ayında 38.7 mm’ ye düşer. Bu aydan sonra mayıs ayına kadar sürekli bir artış göstererek 65.1 mm’ ye ulaşan yağış miktarı bundan sonra ağustos’a  kadar bir düşüş ile 16.8 mm’ ye geriler. Ağustostan sonra tekrar bir artışla ocak ayındaki değerine yükselir. Bu değerlerin gidişine bakıldığında yağış grafiğinde sanki bir W çizmişe benzemektedir. İlkbahar yağışları ile ikinci ve en yüksek değere ulaşır ki bu özellik karasal iklimlere aittir.
 
Osmancık’taki değerler  de miktar olarak biraz az olmakla birlikte aynı gidişi göstermektedir. Her iki istasyonda da yağışın mevsimlere dağılışına baktığımızda en az yağışın yazın, en fazla yağışın ise ilkbaharda düştüğünü görürüz.
Yağıştaki bu Orta Anadolu’yu çağrıştıran özellikler başta da belirtildiği gibi daha çok bakı, özellikle de bölge genelinde olduğu gibi dağların kıyıya paralel uzanışının bir sonucudur. Burada ise Ilgaz Dağları’nın uzanışı etkilidir. Ayrıca istasyonların vadi içlerinde kurulmuş olması önemlidir. Bu yağış değerlerinin ilçedeki dağlık sahada aynı olması düşünülemez. Ilgazların kuzeyindeki kesimde bakı şartlarının etkisiyle daha fazla yağış aldığı bitki örtüsünün gürlüğünde görülmektedir.
Sıcaklık ve yağış özelliklerine bakıldığında Karadeniz ikliminin ilçede bir hayli bozulmuş olduğu görülür. Özellikle de yağış nitelikleri bakımından farklılık daha da göze çarpıcıdır. İlçedeki iklimi, bölge ikliminin bir alt tipi olan “Karadeniz Geçici Tipi İklim” olarak niteleyebiliriz.
Back to Top

Hidroğrafya

Köylerin su ihtiyacını karşılayan tatlı su kaynağı
Bilindiği gibi suyun olması yerleşme için önemli bir koşuldur. Suyu insanın kendisi için kullanması yanında, tarım alanlarını sulamak, endüstri tesisleri gibi pek çok alanda da kullanmaktadır. İşte suyun bu özelliği, insanları dolayısıyla yerleşmeyi kendisine çekmiştir. Yine bilindiği gibi yer altı ve yerüstü sularının kaynağı, iklimin ana unsuru olan yağıştır.
 
Hidrografyanın ilçedeki özelliklerine ve yerleşmeye etkisine baktığımızda, bu durum vadilerin içinde kurulan yerleşmelere ait tarım alanlarının Kızılırmak ile Devrez Çayı’ndan kanallar ve motopomplarla sulanması sonucunu doğurmuştur. Ayrıca bu kesimde yerleşmelerin kuruluş yeri itibarıyla taşkınlara maruz kalmamak için gerek yan dereler gerekse ana akarsudan biraz daha korunaklı yerleri seçtiklerini görmekteyiz. Depresyondaki bu yerleşmelerin gerisindeki yamaçlardan çıkan kaynak suları, içme suyu olarak kullanılmaktadır.
                                     
Çam oluk
Ada Dağı Platosu’nda sadece bir köy ve bir yayla yerleşmesi olmasının sebebi diğer faktörlerle birlikte suyun yetersiz olmasıdır. Kös Dağı ile Ilgaz Dağları ve kuzeyindeki platoluk sahada, su kaynaklarının yeterli olması yerleşmenin sayıca fazla ve dağınık olmasını sağlamıştır. Kargı ilçesinde doğal göl bulunmamaktadır fakat su ihtiyacının giderilmesi amacıyla Aksu ve Gökçedoğan  göletleri oluşturulmuştur. Bu yapay göletlerin Kargı İlçe Merkezi’ne yakınlığı  rekreasyon  amacıyla kullanılmasını mümkün kılmaktadır.
 
Back to Top

Bitki Örtüsü

Birinci derecede iklim kontrolünde gelişen bitki örtüsü; tür, yayılış alanı ve sıklığı bakımından birbiri ile örtüşmektedir. Artan yükselti dolayısıyla artan yağış orman alanlarının genişlemesine, bu da geçim kaynağı olarak ormancılık faaliyetini ön plana çıkarmaktadır. Orman alanları içinde eğimin uygun olduğu yerlerde tarım alanları oluşturulmuştur. Yerleşmelerin dağılışında ve üst sınırında yeryüzü şekilleri, yükselti, sıcaklık ve bitki örtüsü gibi etmenlerin birbiri ile etkileşimi etkili olmuştur. Genelde hayvan otlatmak amaçlı yazın çıkılan yayla  yerleşmeleri bile ormandan açılan veya var olan boşluklara kurulmuştur.
İlçede Ilgaz Dağları’nın kuzey kesimi ile Kös Dağı’nda orman alanları geniş yer kaplar. Genelde karaçam, sarıçam, ladin, köknar ve gürgen gibi Karadenizli türlerin yaygın olduğu ilçede ağaçlandırma çalışmaları da yapılmaktadır. Meşe ve ardıçlar daha çok alçak kesimlerde özellikle de   Ada Dağı Platosu’nda geniş yer kaplar.
Doğal bitki formasyonu içerisinde yer alan otçul türlerden gelincik, geven, çoban yastığı gibi bozkır bitki örtüsü türleri görülür.
Ormanların geniş yer kapladığı yerlerdeki yerleşmelerin mesken ve eklentilerinin yapım malzemesi olarak ahşap en üst düzeyde kullanılmıştır.
 
Back to Top