 |
Sivil Toplum (STK)
Dernekler ... |
|
|
|

"Geleceğin şekillendirilmesinde üzerimize düşeni yapmazsak, geleceğimizi
mutlaka başka birileri şekillendirecektir." |
“Sivil Toplum Kuruluşlarını benimsemek demek,
kişinin kendi yaşam sürecinde bir seyirci olmaktan çıkıp,
toplumsal değişim olgusuna aktif katkıda bulunmaya
karar vermesi demektir”
|
|
|
 |
Bizimle
İletişim |
|
|
SarDer
Adres: Bulgurlu Mahallesi Deryadil Sokak
No 4/A Bulgurlu Üsküdar İstanbul / Türkiye
sarderhaber@gmail.com
0532 657 06 62
|
|
|
Ziyaretçi sayımız
Teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
SarDer Haber; Dernekçilik
nedir, dernekçiliğe ilginiz nerede ve nasıl başladı? İlkeleriniz nelerdir
?
Şahin YAĞCI;
Dernekler birer ( STK ) Sivil Toplum Kuruluşlarıdır. Dernekçilik en kısa
ve öz olarak “Topluma karşılıksız hizmet etmek” demektir. Dernekçiliğe
ilgim tabi ki, toplumsal sorunlara kayıtsız kalamayışımdan kaynaklanıyor.
Sorunları çok olan bir toplum olduğumuzu düşünürsek 1981 yılından bu yana
dernekçilikten kopamadım.
İlkelerime gelince; fikirlere saygı, eleştirilere açık olabilmek,
adalet ve dürüstlük. Bu kavramlar zaten dernekçiliğin de temel
ilkelerindendir.
SarDer Haber;
Dernekler niçin
gerekli? Ve Ülkemizde Sivil Toplum hareketleri yeterlimidir? Değilse
gelişmeyi engelleyen sebepler neler olmuştur?
Şahin YAĞCI;
Geleceğin şekillendirilmesinde üzerimize düşeni yapmazsak, geleceğimizi
mutlaka başka birileri şekillendirecektir. Dernekler bireylerin ve
toplumların kendi geleceklerini şekillendirmesine katılma çalışmasının
araçlarıdır. Bu yüzden gerekli ve geleceğimiz için önemlidir.
Bana göre ülkemizde Sivil Toplum hareketleri yeterince etkin değildir. Son
yıllara kadar “Sivil Toplum Örgütü”’nün sadece “Örgüt” kısmı ön
plana çıkmış ve insanların Sivil Toplum hareketlerine katılımını olumsuz
yönde etkilemiştir. Burada sivil toplum hareketlerinin illegal örgütler
tarafında provake edilmeleri ve amaçların saptırılmasının önemli etkisi
olmuştur. Ayrıca, mülki amirlerin, her hangi bir mahkeme kararı
aramaksızın, dernek kapatabilme konusunda sahip oldukları yetkiler Sivil
Toplum hareketinin gelişmemesinin en temel etkenleri arasında sayılabilir.
SarDer Haber;
Derneklerle
siyasetin bağlantısı nasıl olmalıdır?
Şahin YAĞCI;
“Dernek siyasetle uğraşmaz.” Bu madde her derneğin tüzüğünde yer alır.
Dernekler her siyasetin üstündedir; çünkü, her siyasi görüşten insanı
içinde barındıran, toplumun tüm problemlerini tarafsız bir duruşla
rahatlıkla görebilen ve yeri geldiğinde savunmasını yaparak çözüme giden
kurumlardır. Bu yüzden tek bir siyasi görüşün taraftarıymış gibi durmak
farklı görüşteki insanlara saygısızlık anlamını taşıyabileceği gibi
tarafsız olabilmeyi de dernekçiliğin gelişmesini de engeller. Özellikle
dernek yöneticilerinin kendi siyasi görüşlerini ön plana çıkarmaya
çalışması; başta dernek tüzüğüne aykırıdır. Derneğe de dernekçiliğe de
zarar verir.
SarDer Haber ;
Toplumu
oluşturan tüm bireylerin Derneklere katılması gereklimidir?
Şahin YAĞCI;
Toplum bireylerden oluşur ve hiç kimse toplumdan uzak tek başına
yaşayamaz. Bu yüzden toplumu oluşturan bireylerin toplumsal sorunlara
kayıtsız kalmaması ve tabi ki derneklere katılması, destek vermesi
gerekir. Dernekleri benimsemek demek, kişinin içinde yaşadığı
toplumun değişim sürecinde bir seyirci olmaktan çıkıp, toplumsal değişim
olgusuna aktif katkıda bulunmaya karar vermesi anlamını taşır.
SarDer Haber;
Bireysel ve
Kurumsal sorumluluk almamanın tehlikeleri nelerdir?
Şahin YAĞCI;
Toplumsal başarıya bilinçli olarak katkıda bulunabilmek için öncelikle
“Sosyal Sorumluluk” hissetmek gerekiyor. Sosyal sorumluluğun önemine
eminim hepimiz katılırız ama uygulamaya yani bir şeyler yapmaya gelince ya
zamanımız olmaz ya da benzer mazeretlerin arkasında kalırız.
Sorumluluk almayıp, topluma karşı görevlerimizi yapmadıkça; ne yazık ki,
her geçen gün yabancılaştığımız bireyler, meslekler, ilkeler ve kurumlarla
dolu bir toplum kaçınılmaz olur. Toplumsal değerlerimizin bir bir yok
olduğuna üzülerek şahit oluruz. Farkında olarak ya da olmaksızın katkıda
bulunduğumuz toplumsal yozlaşma ve kirlenmeden yakınmaların artmasıyla
birlikte güven kavramı da daha sık telaffuz edilir hale gelir. Bireysel ve
Kurumsal Sorumluluk almamanın tehlikeleri bunlardır.
SarDer Haber:
Dernekçiliğin
etik kuralları var mıdır? Varsa nelerdir?
Şahin YAĞCI;
Dünyanın ve yaşamın sürekli değişim ve gelişim içinde olduğunu görebilmek
bizleri “sorumlu insanlar”, dolayısıyla “etik kişiler” yapar. Olaylara
seyirci kalmakla değişimin parçası olunamaz. Bu gelişim ve oluşum süreci
içinde bizden sonraki nesillere nasıl bir dünya bırakmak istiyorsak,
herkesin o dünyanın şekillendirilmesine katılma zorunluluğu vardır. Bu
açıdan bakıldığında da dernekler, bireylerin ve toplumların kendi
geleceklerinin şekillendirilmesine katılma çalışmalarının araçlarıdır.
Demokratik ve uygar bir Dernekte etik kurallar şöyle sıralanabilir;
-
İnsan ilişkileri önemlidir ve yapılan işlerde insana değer verilir,
kişilerin onurları gözetilir.
-
Faaliyetlerde ve projelerde güven uyandırmaya önem verilir.
-
Amaç ve kaynaklarda şeffaflık önemlidir, hesap verebilir olma ilkesi ön
plandadır. Gizli saklı gündem maddeleri olmaz.
-
İnanç, etnik köken, siyasi düşünce, cinsiyet, sosyal konum farklılıkları
gözetilmeksizin her kişi ve kesime eşit yakınlık amaçlanır. Herkese eşit
olanaklar sunulur.
-
Sorunlara çözüm aranırken profesyonellik ve objektiflik ön planda
tutulur.
-
Asıl olan konuyla ilgili olarak sunulan hizmetin kalitesi ve
etkinliğidir.
-
Toplumsal adalet hedef alınır. Hizmet edilen birey ya da kesimin yasal
hakları gözetilir.
-
İdeolojik veya siyasi etkilerden bağımsızlık, bireysel çıkarlardan uzak
durmak esastır.
-
Temel amaç derneğin (STK) misyonu doğrultusunda toplumsal bir sorunu
çözümleyebilmek amacıyla hizmet etmektir.
SarDer Haber;
Derneklerin
güçlenmesi ülkeye ne gibi yararlar sağlar?
Şahin YAĞCI;
Herhangi bir ülkede sivil toplumun varlığı, öncelikle toplumsal gelenek,
kültür, iletişim ve dayanışmanın eğitim ve demokrasiyle bütünleşmesi ile
ölçülüdür. Sivil Toplum güçlendikçe ülkenin ekonomik ve sosyal
kaynaklarının yönetiminde, toplumun tüm kesimleri söz sahibi olabilme
olanağını bulur. Sivil Toplumun güçlenmesi demokrasi kültürünün ve
farklılıklara saygının gelişimi demektir, toplumda bireylerin insan
hakları ve adalet mekanizmalarına ulaşımını kolaylaştırır. Toplumsal
duyarlılık artar, kişinin kendi geleceğini sahiplenme duygusu çoğalır,
katılımcı demokrasi uygulamaları da etkinleşir.
SarDer Haber ;
Dernekler
ile devlet arasındaki ilişki nasıl açıklanabilir?
Şahin YAĞCI;
Dernekleri, devletle birey arasında bir köprü olarak görmek mümkündür.
Gerek kişiler ararsı, gerekse kurumlar arası işbirliği ve ekip çalışması
uygulamayla geliştirilebilen, iyileştirilebilen kavramlardır. Devlet
herşeyi düzenlemeye, organize etmeye, yönetmeye yeltendikçe sosyal
sermayeyi oluşturan insanların motivasyonu zayıflamakta, insanların bir
diğeriyle işbirliği yapma yetenekleri körelmektedir. Bunun sonucu,
insanlar her alanda devlete bağımlı hale gelmekte ve herşeyi devletten
bekleme alışkanlığını edinmektedirler. Bu anlamda dernekler
devletin yetişemediği alanlarda devletin en büyük yardımcıları konumunu
üslenir.
SarDer Haber; Kargı
menşeli
Yöresel derneklerimizle ilgili neler söyleyeceksiniz?
Şahin YAĞCI;
Son on yıl içerisinde dernekleşme çabaları tabana yayıldı. Özellikle büyük
şehirlerde yaşayan köyüne, baba yurduna özlem duyan gurbetçilerimiz birlik
ve beraberlik içinde ve katılımcı bir anlayışla toplumsal sorunların daha
kolay çözülebileceğini gördüler. Dolayısıyla, neredeyse her köyün halkı
bir araya gelerek bu tür çalışmalara katkı sağlıyor.
Bunların içinde dernekçiliği sivil toplum etiğine uygun olarak yürütenler
olduğu gibi sırf “desinler” maksadıyla kurulmuş dernekler de,
dernekçiliğin ekip çalışması olduğunu unutup tek başına derneğim diyenler
de, dernek aktivitelerini siyasi şova çevirenler de olabiliyor. Tabi ki,
bu duruşlar derneklerin gayri ciddi kurumlar gibi görülmesine sebep
olmakta, insanları derneklerden de dernekçilikten de soğutmaktadır.
SarDer Haber;
Artıları ve
eksileriyle bu sene yapılan Yayla Şenliklerini değerlendirebilir misiniz?
Şahin YAĞCI;
Köy derneklerimizin yapmış olduğu yayla şenlikleri köy halkının
dayanışması ve kaynaşması olarak bakıldığında olumlu bir faaliyet olarak
görülebilir. Fakat, hepsi bu kadar. Bunca masrafa ve eziyete değer mi?
diye düşünüyorum. Çünkü, şenliğin amacı ülke çapında gündem yaratabilmek,
basında yer alarak yöremizin güzelliklerini tanıtabilmek, sorunlarına
çözüm üretebilmek olmalıdır. Bu amaçlara hizmet eden şenlik
yapılabildiğini düşünmüyorum. Bu yüzden çok şenlik yapılacağına birleşerek
tek bir şenlik yapmanın daha verimli olacağı açıktır.
SarDer Haber;
Evet geldik klasik sorumuza, SarDer Haber tüm hemşehrilerimizin sevgilisi
haline geldi. Tabi ki, bu SarDer ekibinin başarısı. Bu başarılı
çalışmalarınızın sırrı ne?
Şahin YAĞCI;
Hem çok kolay hem de çok zor bir soru. Başarı başkaları tarafından takdir
edilirse güzeldir. Dolayısıyla bu soruya cevap vermek benim mizacıma uygun
değil. Fakat, SarDer’in ve SarDer Haber’in başarıları okurlarımız
tarafından tescil edilmektedir. Bu yüzden ben de bu konuda tevazu
gösteremeyeceğim.
Bu sorunuzu şöyle bir örnekle cevaplamaya
çalışacağım. Bir konser çıkışında ünlü kemancı Fritz Kreisler’in bir
hayranı ona doğru koşarak coşkuyla, “Sizin
kadar güzel çalabilmek için bütün hayatımı verirdim,”
der. Kreisler cevap verir “ben
verdim.”
Zor işler emek ister, sabır ister. Her şeyden önemlisi de gönülden bağlı
olmayı ve beraberinde gelen zorluklara katlanabilmeyi gerektirir. Elinden
geleni yapmak ise zorluklara sakin ve şikayet etmeden katlanmak,
gerektiğinde tekrar tekrar denemek, yapabildiği her şeyi yapmak anlamında
kullanılır. Bu aslında ilahi bir güçtür. Böylesi bir gücün içinde inanmak,
umut beslemek, olumlu düşünmek, sabretmek gibi manevi değerler vardır…
İşte bu güzelliklerin hepsi; SarDer ekibinde mevcut ve her geçen gün biraz
daha olgunlaşmakta. Doğru bildiklerimizin arkasında dirayetle durduğumuz
için, paylaşmanın en güzel örneğini sergilediğimiz için; ekip çalışmasına
önem verdiğimiz için, bencilliği ortadan kaldırıp yerine sevgiyi,
yüreğimizi koyabildiğimiz için başarılar da kendiliğinden gelmektedir. Ve
bunların hiç biri de sır değildir.
Bu vesileyle tüm ekip arkadaşlarımı tebrik ediyor, hepsine ayrı ayrı
teşekkür ediyorum.
Nerede yaşıyor olursa olsun SarDer dostlarına ve tüm hemşehrilerime
saygılar sunuyorum.
|
|
|
|