 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ziyaretçi sayımız
Teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
Hitit Güneşi
Törensel Sembol;
Tunç, Eski Tunç Çağı,
M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 24 cm. Dövme ve dökme tekniğiyle yapılmıştır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Yapılan araştırma ve kazılar
sonucunda Alacahöyük'ün Kalkolitik Çağdan günümüze kadar kesintisiz olarak
iskâna sahne olan höyükte 4 kültür katı tespit edilmiştir. Kalkolitik, Eski
Tunç, Hitit ve Frig dönemlerini kapsayan bu katlar kendi aralarında 15
ayrı mimari tabakaya ayrılmaktadır. Buna göre;
Kalkolitik Çağ : M.Ö.
4000-3000 ana toprak üzerine 15-9 tabakada,
Eski Tunç Çağı : M.Ö. 3000-2000 8-5 tabakada,
Hitit Çağı : M.Ö. 1800-1200 4-2 tabakada,
Frig Çağı : M.Ö. 750'den itibaren 1. tabakada yer almaktadır.
Höyük'te Kalkolitik Dönemde
gerçekleştirilen ilk iskân kuzey kısımları tepeciklerle korunan ve su
seviyesinden yüksek bir konumda güneye bakan bir alan seçilerek
gerçekleştirilmiş olup, bu yerleşme küçük bir köy durumundan ileriye
gidememiştir. Bu dönemde mimari, taş temel ve kerpiçle örülen duvara
dayanıyordu; çatı saz ve kamışla örtülerek, üzeri düz dam toprakla
sıkıştırılıyordu.
Törensel Sembol;
Tunç, Eski Tunç Çağı,
M.Ö. 3. Binin ikinci yarısı,
Yüksekliği 34 cm. Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Anadolu'nun tarihi
coğrafyasında emeği büyük olan W. Ramsey de Wilson ile birlikte 1881 yılında
höyüğü inceleyerek birkaç yeni kabartmayı daha önce bilinenlere eklemişlerdir.
1893 yılında ise E. Chantre Anadolu'ya geldiğinde ilk olarak höyüğe gelmiş ve
o da sfenkslerin arasındaki dört köşe dehlizi ve onun gerisindeki ikinci
kapıyı ve kapının sövelerini ortaya çıkarmıştır. Kabartmaların
mülajını alan
Chantre, kabartmaların konularına bakarak, Perrot gibi burasının bir saraydan
ziyade mabet kapısı olabileceğini ileri sürmüştür. Sfenksli kapının
güneyindeki aslanları da inceleyen Chantre bu kapılardan biri üzerinde yer
alan yazının Frig yazısı olduğu görüşünü Ramsey'in yazısından sonra daha da
kuvvetlendirmiştir.
Daha sonra 1906 yılından beri
Boğazköy'de çalışan H. Winckler, Makridi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzesi
Müdürü Halil Ethem Bey'in teklifi üzerine Höyük'te araştırma yapmaya karar
vermişlerdir. 1907 yılında Makridi Bey sfenksli kapıda yaklaşık 15 gün süren
bir çalışma yapmış, bu çalışma sonucunda kapı önünde birkaç yeni orthostat
daha bulmuştur. Höyüğün birkaç yerinde sondaj çalışması yaptıktan sonra,
höyüğün kuzey eteğindeki poterni (girişi) görerek bunu Boğazköy'deki poternle
karşılaştırmıştır.
Höyük'te gerçek anlamda ilk
sistemli kazılar, Cumhuriyet Döneminde Atatürk tarafından başlatılmıştır. 1935
yılında Türk Tarih Kurumu adına Hamit Zübeyr Koşay, Remzi Oğuz Arık ve Mahmut
Akok gerçekleştirdiği ilk kazı çalışmaları 1983 yılına kadar sürdürülmüştür.
Bu tarihten itibaren ara verilen kazılara 1997 yılında Prof. Dr. Aykut
Çınaroğlu tarafından tekrar başlanmıştır.
Geyik Heykeli
Geyik Heykeli;
Tunç, Eski Tunç Çağı,
M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 52.5 cm, Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Kalkolitik Dönemi takip eden
ve 4 yapı katı ile temsil edilen Eski Tunç Çağı Alacahöyük'te 13 kral mezarı
ile önem kazanmıştır. 5. ve 7. kata ait olduğu ileri sürülen mezarlar şehrin
özel bir alanında yer almaktadır. Bunlar biçimleri bakımından Anadolu'nun ve
hatta Önasya'nın eşsiz mezar örnekleri olarak nitelenebilir. Mezarlar yetişkin
erkek ve kadınlara aittir. Bu mezarlara çocuk ve bebek gömülmemiştir. Ayrıca
bu mezarlarda birden fazla gömüye de rastlanmamıştır. Orta Anadolu'daki diğer
mezar tiplerinin aksine Alacahöyük'te hem mezarların hem de ölülerin
istikametinde bir birlik vardır. Ölü hediyeleri Eski Tunç Çağında Ege ve
Önasya'da bilinenlerin en zengini ve çeşitlisidir. Bunların arasında bugüne
kadar benzerlerine diğer kültür bölgelerinde rastlanmayan güneş kursları,
geyik ve boğa heykelleri, süs eşyaları, kama, kılıç, balta gibi savaş aletleri
ile pişmiş toprak, taş, altın, gümüş, tunç, bakır ve elektrondan yapılmış
eserler de vardır. Eski Tunç Çağında Alacahöyük'ün mimari sistemi, Anadolu'nun
özgün yapı tekniğine dayanmaktadır; bu tekniğe göre yapılan taş temelli,
kerpiç duvarlı, düz tavanlı, sıvalı taban ve toprak çatılıdır.
Alacahöyük'ün şu an
görülebilir kısmını oluşturan Hitit tabakaları üç yapı katından oluşmaktadır.
Bu dönemde, 250 m. çapında daireye yakın şekildeki höyüğün kenarında bir
savunma sistemi oluşturulmuş olup, savunma sistemi üzerinde şehre girişi
sağlayan iki ana kapının varlığı tespit edilmiştir. Bunlardan biri
güneydoğudaki sfenksli kapı, diğeri höyüğün batısındaki kapıdır.
Kadeh
Kadeh;
Altın, Eski Tunç Çağı,
M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 13.9 cm, Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Höyük'te olası şehrin dinsel
kapısını oluşturan güneydoğudaki sfenksli kapıda, iki sfenks yer almaktadır.
İki metreden yüksek olan ve monolit taş lentoları üzerine yontulmuş olan
sfenks protomlarında başlar dikkati çekmektedir. Dışarı taşkın şişkin gövdeli
sfenksler ayrık ve kısa bacaklar üzerinde durmaktadır. Doğu tarafındaki
sfenksin iç yüzünde pençelerinde tavşan taşıyan çift başlı kartal
bulunmaktadır.
Sfenksli kapının doğu ve
batısında yer alan kulelerin altında bulunan kabartmalar alçak kabartma
tekniğiyle işlenmiş, ayrıntılar plastik olarak verilmiştir. Batı kulesi
orthostatlarının hemen hemen hepsi tüm bir friz olarak izlenir. Bu kısımda
altta kült-libasyon konularının ve üst sırada ise av sahnelerinin betimlendiği
görülmektedir. Fırtına tanrısı onuruna kutlanan ve Hitit dini metinlerinden de
bilinen bayram törenlerinde başrahip ve rahibesi olan kral ve kraliçe burada
boğa karşısında dua pozisyonunda gösterilmiş, bunu izleyen kabartmalarda ise
törenin diğer bölümleri betimlenmiştir. Doğu kulesindeki kabartmalarda oturan
tanrıça önünde dua eden şahıslar yer almaktadır; bunlar kült törenlerinin
devam ettiğini göstermektedirler.
Gaga Ağızlı Kap
Gaga Ağızlı Kap;
Altın, Eski Tunç Çağı,
M.Ö. 3. Binyılın ikinci yarısı,
Yüksekliği 14.3 cm, Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Sfenksli kapıdan içeri girip,
giriş kompleksini geçtikten sonra sağ tarafta "Mabet-Saray" olarak
adlandırılan büyük bir Hitit yapısının temelleri görülmektedir. Bu yapı,
çeşitli depo odaları ve diğer komplekslerden oluşmaktadır.
Boğazköy Örenyeri
Boğazköy (Hattuşaş) örenyeri,
Çorum İli'nin 82 km. güneybatısında yer almakta olup Ankara'ya uzaklığı ise
208 km'dir. Hitit devletinin eski çekirdek bölgesinin merkezinde bulunan
Boğazköy (Hattuşaş) örenyeri Budaközü Çayı vadisinin güney ucunda, ovadan 300
m. yükseklikteki sayısız kaya kütleleri ve dağ yamaçlarının bölünmesiyle
çevrili olarak kuzey ve batıda derin yamaçlarla sınırlandırılmıştır. Şehir
kuzeye doğru açık olup kuzey kısmı dışında diğer kısımları surla çevrilidir.
Boğa Ritonları
Boğa
Ritonları; Pişmiş topraktan törensel içki kapları,
Eski Hitit Dönemi, M.Ö. 16.
yüzyıl, Yükseklikleri 90 cm.,
Fırtına tanrısının iki boğasını simgelemektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Hattuşaş'ın "Yukarı Şehir"
olarak bilinen kesimi 1 km² den daha büyük bir yüzölçüme sahip, eğimli bir
arazidir. Bu alan M.Ö. 13. yüzyılda Geç İmparatorluk Çağında şehrin
gelişmesine sahne olmuştur. Yukarı Şehir'in geniş bir bölümü yalnızca tapınak
ve kutsal alanlardan oluşmaktadır. Yukarı Şehir geniş bir kavis halinde onu
güneyden çeviren bir surla donatılmış olup, sur üzerinde 5 kapı mevcuttur.
Şehir surunun en güney ucunda ve kentin en yüksek noktasında bastion ile
sfenksli kapı yer almaktadır. Diğer dört kapıdan güney surunun doğu ve batı
ucunda karşılıklı Kral Kapısı ve Aslanlı Kapı yer almaktadır.
Yukarı Şehir'de görülen
yapılaşma üç evrelidir. Birinci evre ilk surların inşaatı ile çağdaştır.
İkinci evre, surlarda görülen ilk tahribattan sonraki yeniden yapım ve tapınak
kentinin son biçimini almış olması ile belli olan evredir. Son evrede ise
mevcut yapılarda görülen tadilat ve tamiratlar dışında dinsel amaçlar dışında
bir yeni yapılaşma başlamıştır. Yukarı Şehir'de "Mabedler Mahallesi" olarak
bilinen alan sfenksli kapıdan; Nişantepe ve Sarıkale'ye kadar uzanır. Bu
alanda çeşitli evrelere ait bir çok tapınak açığa çıkarılmıştır. Tapınak
planlarının genel karakteri, bir orta avludan girilen ve birer dar ön mekân
ile derin ana mekânlardan oluşan kült odaları grubunun yapıyı
biçimlendirmesidir.
Tapınaklarda ele geçen malzemeler beş gruba ayrılmaktadır.
1- Seramikler, 2- Aletler, 3-
Silahlar, 4- Kült objeleri, 5- Yazılı belgeler.
Yukarı Şehir'in girişinde,
Büyükkale'nin hemen önünde yer alan Nişantepe ve Güneykale'de Hitit sonrası
yapılaşmalar dikkat çekicidir ve bu M.Ö. 7-6. yüzyıla tarihlenen Frig
yerleşmesidir. Hitit Döneminde bu alan topoğrafyaya göre üç bölümde incelenir:
Büyükkale'nin güneyindeki
geçit (viaduct), Yukarı Şehir'e giden yolun iki tarafında ve Nişantepe'nin
kuzeyinde önceden yerleşilen plato ile Güneykale'nin yerleşim alanı.
|
|
|