 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ziyaretçi sayımız
Teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
Eğitim
MİLLİ EĞİTİM
Çorum’da Genel Eğitim Tarihi
Çorum’da Cumhuriyet Öncesi Eğitim
Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Çorum’daki
eğitim anlatılırken sübyan okulları ve medreselerden bahsedilmiştir.
Osmanlılar döneminde eğitim, medreseler ve dergahlar tarafından yürütülmüştür.
19. yy.’ ın son yıllarında Ali İzzet Efendi’nin
Tezkire-i Makamat isimli kitabında Çorum’daki eğitim kurumlarıyla ilgili
istatistikî bilgilere rastlanmaktadır. Buna göre Çorum’da 10 sübyan mektebi,
bir rüştiye mektebi, 10 medrese ve iki kütüphane bulunuyordu.
Çorum İl Merkezinde ilk rüştiye, 1871 yılında
açılmıştır. İlk Kız Rüştiye Mektebi 1902 yılında 6 öğretmen ve 72 öğrenci ile
açılmıştır. Yine 1902 yılında Çorum merkezinde altı ilköğretim okulu, altı
sübyan (mahalli) mektebi bulunmaktadır. Albayrak İlköğretim Okulu’nun eski
binası, Kız Meslek Lisesi’nin ana binası, eski öğretmen okulunun ahşap binası,
rüştiye mektebi olarak kullanılan yerler arasındadır. 1900 yılında Çorum’da
idadi (Lise) açılmıştır. 1924-1925 yılında idadi mektebi kaldırılarak Çorum
Ortaokulu haline getirilmiştir.
İnşaası 1915 yılında tamamlanan Merkez İstiklal
İlköğretim Okulunda; eğitime halen tarihi binasında devam edilmektedir.
1922 kayıtlarına göre Çorum İlinde 69 ilkokul
vardı. Bu okullarda 4046 öğrenci kayıtlı idi. 19’u bayan, 143’ü erkek olmak
üzere 153 öğretmen görev yapmaktaydı.
Biri kız, biri erkek olmak üzere iki Rüşdiye
(ortaokul), bir ana mektebi, iki kız mektebi, bir idadi (lise) bulunuyordu. Medreseler; (Yüksekokullar), Camii Kebir IV. Murat Medresesi, Süleyman Fevzi Paşa Medresesi, Han Medresesi, Kırklar Medresesi
Çorum’da Cumhuriyet Sonrası Eğitim
Çorum’da eğitimdeki ilk atılım, ilköğretim
alanında olmuştur. 1923 yılında 3.660 olan ilköğretimdeki öğrenci sayısı
1943’te 10.073 ulaşmıştır. Yine aynı yıllarda 155 olan öğretmen sayısı 189’a
yükselmiştir. 1926 yılında 2 ortaokul ve 124 öğrencisi mevcut iken, 1990
yılında ortaokul sayısı 50’ye, öğrenci sayısı ise 21.341’e ulaşmıştır. 1949
yılında 1 lise, 3 meslek lisesi ile bu okullarda 245 öğrencisi mevcut iken,
1990 yılında liselerin sayısı, 13’ü genel, 16’sı meslek lisesi olmak üzere
toplam 29’a, öğrenci sayısı 10.780’ e ulaşmıştır.
İlde 2003-2004 öğretim yılı itibariyle eğitim
ve öğretim hizmetleri hakkında genel bilgiler:
Okul Öncesi Eğitim
Merkez ilçede iki, İskilip’te bir, Sungurlu’da
bir olmak üzere toplam 23 derslikli dört anaokulu, 94 anasınıfı bulunmakta
olup, anaokullarında toplam 217, anasınıflarında ise 2017 öğrenci eğitim
görmektedir.
İlköğretim Okulları
İldeki 631 ilköğretim okulundan 611’i
ilköğretim okulu, 10‘u pansiyonlu ilköğretim okulu, 6’sı yatılı ilköğretim
bölge okulu, 4’ü özel ilköğretim okuludur. Bu okullarda, 2.716’sı ilköğretim
okullarında, 175’i pansiyonlu ilköğretim okullarında, 67’si de yatılı
ilköğretim bölge okullarında olmak üzere 2.958 derslik bulunmakta olup,
ilköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı 29, pansiyonlu
ilköğretim okullarında 32, Y.İ.Bölge okullarında 29, şehir ilköğretim
okullarında 36, köy ilköğretim okullarında 21’dir.
İlde, 84.514 ilköğretim okulu öğrencisi vardır.
Bu öğrencilerden; 76.969’u ilköğretim okullarında, 5.597’i pansiyonlu
ilköğretim okullarında, 1.948’i de yatılı ilköğretim bölge okullarında
bulunmaktadır. İlköğretim okullarında öğrencinin % 52’si erkek, % 48’i kız,
öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 24, geçen yıla göre öğrenci artışı -% 5,
(azalma) İİköğretimden ortaöğretime geçiş % 70’ dir.
Ortaöğretim Okulları
İlde 53 ortaöğretim okulundan, 25’i Genel Lise:
dört Anadolu Lisesi, bir Fen Lisesi, bir Anadolu Öğretmen Lisesi, bir
Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, 17 Genel Lise, iki Özel Lise; 28’i Meslek
Lisesi: Üç Endüstri Meslek Lisesi, üç Kız Meslek Lisesi, beş METEM (Mesleki
Eğitim Merkezi), iki Ticaret Meslek Lisesi, bir Anadolu Ticaret Meslek Lisesi,
beş İmam Hatip Lisesi, bir Sağlık Meslek Lisesi, altı Çok Programlı Lise,
435’i genel liselerde, 366’sı meslek liselerinde olmak üzere toplam 801
derslik vardır. Ortaöğretimde genel olarak derslik başına düşen öğrenci
sayısı 27 olup, bu sayı genel Liselerde 34, meslek liselerinde 19’dur.
İlde toplam 21.829 Ortaöğretim öğrencisinden
14.847’si genel liselerde, 6.982’si de meslek liselerinde bulunmaktadır.
Özel Öğretim Kurumları
İlde 2003-2004 eğitim-öğretim yılı itibarıyla
23 dershane, iki özel lise ve üç özel ilköğretim okulu olmak üzere beş özel
okul, 16 özel MTS kursu, altı muhtelif kurs (2 yabancı dil kursu, iki
bilgisayar kursu, bir hızlı okuma ve iyi anlama kursu, 1 estetisyenlik kursu)
eğitim ve öğretim vermektedir.
YAYGIN EĞİTİM
İl Halk Eğitim Merkezlerinin Açtığı Kurslar
İl genelinde 2002-2003 eğitim öğretim yılında
14 Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan; yetişkinlere yönelik okuma yazma
kursları, mesleki, sosyal ve kültürel olmak üzere, 14 tür kurs verilmektedir.
Başta giyim, makine nakışı, el sanatları, bilgisayar, anne ve çocuk eğitimi,
halk oyunları, I. ve II. kademe okuma yazma kursları olmak üzere çeşitli
alanlarda 676 kurs açılmıştır. Bu kurslara 16.848 kursiyer devam etmiştir.
2000-2001 eğitim öğretim yılında 356 kurs açılmıştır. Bu kurslara 7.059
kursiyer devam etmiştir. 2001-2002 eğitim öğretim yılında 840 kurs
açılmıştır. Bu kurslara 19.057 kursiyer devam etmiştir.
Ulusal Eğitime Destek Kampanyası Projesi
8 Eylül 2001 tarihinde başlayan kampanyada 22
Eylül 2003 tarihi itibariyle 211 kurs açılmış olup, 3184 vatandaşımız
kurslardan yararlanmıştır. 2002-2003 öğretim yılı başından itibaren açılan 62
okuma yazma kursuna ise 928 kursiyer katılmıştır.
Mesleki Eğitim Merkezleri
İl’de altı tane Mesleki Eğitim Merkezi
(Çıraklık Eğitim Merkezi) bulunmaktadır. Bu merkezlere halen 1.423 çırak,
1.002 kalfa devam etmektedir.
Öğretmenevleri
İl’de bulunan Öğretmen Evleri; Çorum Merkez 66,
Osmancık 50, İskilip 50, Mecitözü 20, Sungurlu 34 kapasiteli olup, yeterlidir.
Alaca 8, Bayat 12, Kargı 7, Ortaköy 6 kapasitelidir.
YÜKSEK ÖĞRENİM
Çorum İlahiyat Fakültesi
Çorum İlahiyat Fakültesi, Gazi Üniversitesine
bağlı olarak eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir. 2003-2004 öğretim
yılında 163 öğrenci öğrenim görmektedir.
Çorum İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim ve
öğretim faaliyetini sürdürmektedir. İşletme bölümünde 2003-2004 eğitim
öğretim yılında 340 öğrenci öğrenim görmektedir. 2002 yılında ilk mezunlarını
vermiştir.
Çorum Mühendislik Fakültesi
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim
faaliyetini sürdürmektedir. Kimya ve Makine Mühendisliği bölümleri olmak üzere
2 bölümde 2003-2004 eğitim öğretim yılında 233 öğrenci öğrenim görmektedir.
Çorum İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile aynı binada hizmet vermektedir.
Fen-Edebiyat Fakültesi
Çorum’ da Fen Edebiyat Fakültesi açılması
kararı, 28 Ağustos 2003 Tarihinde Bakanlar Kurulunca Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kuruluş aşamasındadır.
Çorum Meslek Yüksek Okulu
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim
faaliyetini sürdürmektedir. Yüksek okul teknik programlar bölümünde 7, iktisat
ve idari programlar bölümünde 4 olmak üzere normal öğretimde 11 programda
eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunmaktadır. 2003-2004 eğitim öğretim
yılında 1.449 öğrenci öğrenim görmektedir.
Çorum Sağlık Yüksek Okulu
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim
faaliyetini sürdürmektedir. 2003-2004 eğitim-öğretim yılında 156 öğrenci
öğrenim görmektedir.
YURTLAR
Çorum Merkez Öğrenci Yurdu 2003-2004
Eğitim-Öğretim yılında hizmete girmiş olup, 660’ı kız, 340’ ı erkek olmak
üzere 1000 yatak kapasitelidir. İhtiyacı tamamen karşılamaktadır.
Üç adet yurt binası, bir adet sosyal tesis ve
bir adet 10 daireli lojmanı vardır.
Hitit Üniversitesi
Hitit
Üniversitesi 2006 yılına kadar Çorum'da Gazi Üniversitesine bağlı olan,
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Fen Edebiyat
Fakültesi ve İlahiyat Fakültesi olmak üzere 4 fakülte ile, 1 Sağlık
Yüksekokulu, Çorum Meslek Yüksekokulu, Sungurlu Meslek Yüksekokulu ve Osmancık
Meslek Yüksekokulu olarakta 3 meslek yüksekokulu ile 5 bine yakın öğrencisine
Çorum'da eğitim öğretim faliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmüştür.
2006
yılında Bakanlar Kurulu ve Yüksek Öğretim Kurulu kararı ile resmen kurulan ve
Hitit Üniversitesi adını alan Üniversitemiz; deneyimli kadrosu, mevcut
fiziksel imkanları ve yeni kurulmuş olmanın verdiği heyecan ve coşku ile
faaliyetlerine devam etmektedir.
Yakın
bir tarihte faaliyetlerine başlayacak olan Araştırma Enstitüleri ve
Fakültelere bağlı farklı bölümleri ile büyümesini ve gelişimini sürdürmeyi
hedeflemektedir.
FAKÜLTELER;İktisadi
İdari Bilimler FakültesiMühendislik
Fakültesiİlahiyat
FakültesiFen
Edebiyat Fakültesi
YÜKSEKOKULLAR;
Sağlık Yüksekokulu
MESLEK
YÜKSEKOKULLARI;
Meslek Yüksekokulu,
Sungurlu Meslek Yüksekokulu,
Osmancık Meslek Yüksekokulu
Başa Dön
İlde Sağlık Hizmetleri ; kamu ve özel kesimde
toplam 1544 yatak kapasiteli; 15 Hastane, bir Sağlık Merkezi, beş Dispanser,
82 Sağlık Ocağı, 202 Sağlık Evi, beş Ayaktan Teşhis Kuruluşu, bir Halk Sağlığı
Laboratuarı ve iki AÇSAP Merkezi marifetiyle yürütülmektedir.
SAĞLIK ALANINDA FAALİYET GÖSTEREN MESLEKİ KURULUŞLAR
Çorum Tabibler Odası, Çorum Eczacılar Odası
Temsilciliği, Çorum Diş Hekimleri Odası Temsilciliği.
ÖZEL HASTANELER
09.03.1994 Yılında faaliyete geçen Çorum Özel
Hastanesi 48 yatak kapasitelidir.
Çorum İlinde, Anadolu örneğine uygun olarak
geçmişten bu yana GÜREŞ, CİRİT, AT YARIŞLARI, AVCILIK VE SİNSİN adı verilen çoğu
zaman davul zurna eşliğinde, halkın da katılımı ile gerçekleştirilen sporlar
yapıla gelmiştir.
1920 Yılında TÜRK İDMAN CEMİYETLERİ nin kurulmasıyla
birlikte Anadolu şehirlerinde de kulüpler kurulmaya başlanmış ve 1925 yılında
HALE İDMANYURDU adı altında ilimizde ilk spor kulübü kurulmuş ve futbol ilk
olarak bu yıllarda ilimize gelmiştir. Uzun bir süre Hale İdmanyurdu denetiminde
sportif çalışmalar devam etmiş, 30. Piyade Alayının Çorum'da bulunması, Ziraat
ve Sağlık Okullarının açılması ile birlikte spor faaliyetleri yaygınlaşıp,
gelişmeye başlamıştır.
1938 Yılında 3550 Sayılı Beden Terbiyesi Kanunun
çıkarılması ile birlikte Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kurulmuş ve ilimizde
teşkilatlanarak Hale İdmanyurdu'nu teşkilat çatısı altına almıştır. Kanunun
getirdiği zorunlu yükümlülüklerin yanı sıra sporun gençlerimiz ve halkımız
tarafından giderek daha çok benimsenmesi ve sevilmesi ile birlikte sistemli ve
programlı bir şekilde sportif faaliyetler yapılmaya başlanmıştır.
1947 Yılında
Bölge Başkanı Halis BİLALOĞLU tarafından ele alınan spor etkinlikleri Macit
ÇAĞLAR' ın Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğüne getirilmesi ile canlanmış, ilimiz
sporuna büyük emeği geçen ve sayısız hizmetler veren Macit ÇAĞLAR' ın hizmet
süresinde ilimiz Şehir Stadyumuna ve Kapalı Spor Salonuna kavuşmuştur. Yeni
tesislerle önceden beri yapıla gelen güreş, atletizm, futbol, halter, gibi
branşların yanı sıra salon sporları da yapılmaya başlanmış ve hızla gelişmiştir.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan federasyonlara yeni
branşların eklenmesiyle beraber ilimizde halen 25 spor branşında faaliyet
gösterilmektedir. İlimizde halen faal olarak yapılmakta olan spor dalları;
atıcılık, atletizm, badminton, basketbol, bilardo, briç, bisiklet, boks, futbol,
güreş, geleneksel sporlar, işitme engelliler futbol, halter, hentbol, herkes
için spor (bilek güreşi), judo, karate, kayak, kickboks, masa tenisi, otomobil,
satranç, taekwondo, tenis, voleybol olarak sayılabilir. Halkımızın spora ilgisi
her geçen gün artmakta ve yeni spor dallarının ilimizde başlatılması için
çalışmalar sürdürülmektedir.
Bu güne kadar ilimizden Dünya ve Olimpiyat
Şampiyonu olmuş Tevfik KIŞ, Mahmut ATALAY, Adil CANDEMİR, gibi güreşçiler
yetişmiş, son yıllarda halter, judo, badminton, taekwondo, boks gibi
branşlardaki gelişmeler ilimiz açısından gurur vericidir. İlimizde sporun
gelişmesi ve tabana yayılması için tesis ve alt yapı çalışmaları hızla devam
etmektedir.
ÇORUM VE BASIN
Ülkemizde ilk basımevi, 1727 yılında İbrahim
Müteferrika tarafından kurulmuş, ilk gazete 2.Mahmut zamanında 1830 yılında
Fransızca basılan “Le Moniteur Ottoman” olmuştur. İlk Türkçe resmi gazete ise
1831 yılında haftalık olarak yayınlanan “Takvim-i Vekâi” dir.
Çorum’a matbaanın girişi ve ilk basımevinin
kuruluş yılı 1921’dir. Çorum Liva Gazetesi adıyla ilk yayın 1 Mayıs 1921’de,
basımevinin sahibi İl Özel İdaresi tarafından çıkarılmıştır.
Süheyb Rumi Karafakioğlu tarafından “Fikret”
isimli 1925-1927 yılları arasında ilk özel gazete çıkarılmıştır.
Çorum Liva gazetesi de 1924 yılından sonra “
Çorum” adıyla yayın hayatını uzun yıllar haftada bir, daha sonra günlük olarak
1964 yılına kadar sürdürmüştür.
Çorum Gazeteciler Cemiyeti 1986 yılında
kurulmuştur.
Çorum ‘da Yayını Süren Gazeteler
Çorum Haber 1985
Çorum Hakimiyet 1991
Merhaba Çorum 1991
Dost Haber 1995
Kent Haber 2001
Çorum Sözcü 2003
Çorum İlçe Gazeteleri
Alaca Birlik 1993
Çorum Bayat’ın Sesi 2001
İSKİLİP Memleket 1997
OSMANCIK Osmancık Haber 1996
Çampınar / Osmancık Çamvak 2001
SUNGURLU Sungurlu’nun Sesi 1971
Çorum’da TV Kuruluşları
ÇRT (Çorum Radyo Televizyon) Yerel Anten
Kanal 19 (Hilal TV)
Yerel Anten
Ulaşım
ve Haberleşme
Ulaşım
İl’ de ulaşım sadece karayolu ile
sağlanmaktadır. İlin karayolu ulaşımı için son yıllarda önemli projeler
başlatılmış ve çalışmalar devam etmektedir. Bu projeler Samsun-Çorum-Sungurlu,
Sungurlu-Delice 4.Blg.hududu (Sungurlu geçişi dahil), Alaca-Yozgat ve İskilip
Tosya yollarıdır.
Ayrıca, emanet olarak yapımına başlanılan
Çorum-Merzifon ve Çorum-Alaca bölünmüş yol yapım çalışmaları
sürdürülmektedir.
Haberleşme
İletişim
Çorumda telefon haberleşme hizmeti 1930 yılında
50 hatlık bir manuel santralın kurulması ile başlamıştır. 1985 yılında 10.000
hat kapasiteli XBAR (Elektromekanik) tipi tam otomatik santral kurulmuştur.
1988 yılında DMS tipi sayısal santral kurularak Çorum merkez ve sonrası kırsal
santrallerin kurulması ile otomatik santrallerden haberleşme sağlanmaktadır.
2003 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle İl
genelinde toplam santral sayısı 186, santral kapasitesi 166790’a ulaşmıştır.
Bağlı abone sayısı 147.897’dir. İl ve İlçe merkezlerinde doluluk oranı %89,57,
kırsal alanda doluluk oranı %88,63 ‘dür.
İl genelinde 100 kişiden 24 kişiye, kırsal
alanlarda 100 kişiden 55 kişiye bir telefon düşmektedir. Çorum İl Telekom
Müdürlüğü; çalışmaları, yıllık ciro ve karına göre iller arasında 29. sırada
yeralmaktadır.
İl Genelinde Telefon Dağılımı (Bağlı Abone
Sayısı)
Çorum’ da 69.562, Alaca’ da 10.760, Bayat’ da
5.776, Boğazkale’ de 1.479, Dodurga’ da 3.003, İskilip’ de 11.179, Kargı’ da
6.464, Laçin’ da 1.219, Mecitözü’ nde 5.267, Oğuzlar’ da 1.677, Ortaköy’de
2.092, Osmancık’ da 11.926, Sungurlu’ da 15.936, Uğurludağ’ da 1.557 olmak
üzere toplam 147.897 abone bulunmaktadır.
Posta Hizmetleri
Çorum PTT Başmüdürlüğü, 13 merkez , 6 lokal, 1
lokal dışı şube olmak üzere toplam 20 işyerinde hizmet verilmektedir
Gelenek Görenek
Düğün
Adetleri
Evlenme adetleri Çorum’ da, ilçe ve köylerde genel olarak birbirine yakın
özellikler taşımaktadır. Evlilikler genellikle “görücü usulü”
yapılmaktadır.
Evlenme İsteğini
Belirtme
Evlenme çağına gelen
gençlerin eş seçiminde ailelere önemli görevler düşmektedir. Evlenmek isteyen
damat adayı bu durumu annesine söyler. İstenecek kız aile tarafından bulunup,
beğenildikten sonra damat adayı kız evine götürülür ve kız gösterilir. Eğer
damat adayı kızı beğenirse kız evine haber gönderilip fikirleri sorulur, kızı
istemeye gelecekleri haber verilir. Kız evi de kızlarının ve yakınlarının
fikirlerini aldıktan sonra söz kesme (kahve içme) tarihi belirlenir.
Dünürlük ve Şerbet İçme
Çorum’da söz kesmenin diğer bir adı “kahve içme” veya “şerbet içme”dir. Her
iki tarafta birinci derece yakın akrabalarına haber verir. Dünürcüler bir kez
daha “Allah’ın emri peygamberin kavli üzerine” kızlarını oğullarına istemeye
geldiklerini söylerler. ”Evet” cevabı alındıktan sonra kahveler içilir, dua
edilir. Oğlan ve kıza söz yüzükleri takılır. Nişan tarihi kararlaştırılır.
Nişan
Nişan çoğunlukla cumartesi veya pazar günü kız evinde yapılır. Akraba veya
komşulara ağızdan veya davetiye ile haber verilir. Eskiden bu işi yaşlı
kadınlar yapar ve bunlara “okuyucu” denirdi. Nişandan bir gün önce erkek evi,
kız evine baklava, et, kuruyemiş, şerbet ve kızın nişanda giyeceği kıyafeti
gönderir. Nişan günü kız evinde gelenlere yemek verilir. Gelenler kıza takı
takarlar. Kaynana tarafından gelinin yüzüğü takılır. Nişanlılık süresinde
bayram veya Hıdrellez günleri olursa hediyeler gönderilir.
Düğün
Nişan ile düğün arasındaki zaman erkek ve kız tarafının durumlarına göre
değişir. Kız ve düğün için gerekli olan eşyaları almaya çarşıya çıkılır, buna
“pırtı görme” denir.
Düğün başlamadan komşuların da yardımıyla iki taraf yemeklerini pişirirler.
Düğünde damat en yakın iki arkadaşını “sağdıç” seçer. Sağdıç damatla
ilgilenir. Düğünler cuma akşamı başlayıp pazar akşamı biter . Ayrıca yine
oğlan ve kız evleri kendilerine birer “kahya” seçerler. Kahya düğün boyunca
gelen misafirler, davul ve zurnacının ihtiyaçlar, yemeklerin dağıtımıyla
ilgilenir. Bunun dışında erkek evinde bir
de “bayraktar” seçilir.
Bayraktar, kınacı giderken ve gelin alınmaya giderken önde bayrağı tutar. Cuma
akşamı erkek evinde bir tavuk kesilip, bayrak takılmasıyla düğün başlar.
Kına Gecesi
Cumartesi günü kız evinde herhangi bir saatte “kına yürütme” yapılır. Erkek
tarafı iki veya üç kadını bir erkekle beraber kız evine “kınacı” olarak
yollar. Bunlar yanlarında kına, kuru yemiş, et, börek, tatlı ve kızın
gelinliğini götürürler. Yine duruma göre kızın kınada giyeceği kıyafeti de
erkek tarafı alıp götürebilir. Ayrıca davul ve zurna da kınacılarla gider.
Gelen kınacılara yemek verilir. Kınacılar kızı giydirip süslerler, kızı
ortaya getirip oturturlar, yüzüne allı bir yazma örterler, kına türküleri ve
ilahi okurlar. Kızı ve orada bulunanları ağlatırlar. Bittikten sonra kızın
avucuna para veya altın konup kınası yakılır. Orada bulunanlara da bu
kınadan dağıtılır. Arkasından kuru yemiş ve limonata ikram edilir. Kız
annesinin elini öper ve sarılıp ağlaşırlar.Kına bittikten sonra davul ve
zurnayla halay çekilir. Gelen kınacılar o gece kız evinde kalırlar ve bunlara
“gelinin yengeleri” denir. Kızın en yakın arkadaşları da o gece kızın yanında
kalırlar. O gece erkek tarafında da damada kına yakılır. Kınadan önce kız
tarafı, oğlan evine “damat bohçası” denilen içinde damadın düğünde giyeceği
kıyafet, pijama, cüzdan, çorap, saat gibi şeylerin bulunduğu bohça
gönderir.
Gelin Getirme
Pazar günü kız evinde vedalaşmalar olur. Kız gelinliğini giyip bekler. Erkek
evinin büyük bir kısmı, kayınvalide hariç, gelini almaya gider. Bu sırada kız
evinin kapıları kilitlenir. Düğünün kahyası gelip kapıyı tutanlara bir miktar
para verir kapıyı açtırır. Gelinciler içeri girip, geline bakarlar. Gelinin
ağabeyi veya erkek kardeşi kırmızı kuşağı dualar okuyarak, gelinin beline üç
kez dolayıp takar. Gelin bir kolunda babası, diğer kolunda damat ile evden
çıkar. Bu esnada kızın çeyizi de taşınmaktadır. Dualar okunup, gelin arabaya
bindirilir. Gelin alayı dolaşarak erkek evine gelir. Oğlan evine gelindiğinde,
kayınvalide gelinin önünde çömlek kırar; gelinin bütün kötü huyları böyle
kırılsın diye, başından kuru yemiş, şeker, bozuk para atar;bereketli olsun,
evine yağ gibi sıvansın diye kapının girişine yağ sürdürülür.
Çorum ‘ da Hıdırellez Geleneği
Çorum bölgesinde, Hıdrellezin Hızır Aleyhisselam ile İlyas Peygamberin
buluştukları gün olduğu inancı vardır.İl’ de hıdrellezin gelişi sevinçle
karşılanmaktadır. Çünkü kışın bittiğine, yazın geldiğine, bolluk ve bereket
dolu günlere ulaşıldığına inanılır. Bu nedenle yazın başlangıcı sayılan 6
Mayıs hıdrellez gününde bir bayram sevinci yaşanır. Hıdırlık, Erzurum Dede,
Sıklık Boğazı, Bağlar en çok gidilen yerlerdir.Buralara gitmek için bir-iki
gün önceden hazırlık yapanlar vardır. Hazırlık olarak yeni giysiler
hazırlanır; çörek, börek, yaprak dolması, bulgur kaynatması yapılır.
Birlikte yenilir, içilir. Genellikle genç kızlar arasında dalya, atlankaya ve
okkel oyunları oynanır. Erkekler bu eğlencelere katılmazlar.Hıdrellez gecesi
veya günü arzulanan dileklerin gerçekleşmesi için dualar edilir.
Halk Edebiyatı
Rivayetler
Koyunbaba Rivayetleri
Koyunbaba’nın asıl adı Seyit Ali’dir. Peygamber soyundan geldiği ileri
sürülür. Bursa’da çobanlık yaptığı sırada ağayla her iki kuzudan birini almak
üzere anlaşır. Bir süre sonra kırk kuzusu olur. Bunları alarak Osmancık’a
yerleşir. Her yirmi dört saatte bir melediğinden adı “Koyunbaba” kalır.Koyunbaba
üzerine bir çok rivayetler vardır. Bunlardan biri:
Koyunbaba’nın üç köpeği vardır. Bunlara Kara Kadı, Sarı Kadı, Ala Kadı adını
verir. Bağdat Kadısı Osmancık’tan geçerken bunu duyar ve padişaha şikayet
eder. Padişah Koyunbabayı çağırır, köpeklerine neden böyle adlar koyduğunu
sorar. Koyunbaba da:
Kadılar haram helal bilmezler, benim köpeklerim bilir. İsterseniz deneyelim
der. Padişah denemeye karar verir.Koyunbaba yirmisi helal, yirmisi haram kırk
kap yemek getirilmesini ister. İstenenler getirilince köpekleri çağırır,
yemekleri önlerine serer. Hayvanlar helal yemekleri yer, öbürlerine
dokunmazlar.Padişah çok şaşırır. Koyunbaba’yı mükafatlandırmak ister dileğini
sorar. Koyunbaba:
Hazineden bir şey istemem Sarıalan ile Saltukalan’ı köpeklerime yallık
verirseniz yeter der. Dileği yerine getirilir.
Koyunbaba kendisini padişaha şikayet eden kadıya şöyle bir bakar ve adam ölür.
Koyunbaba Köprüsüne İlişkin Bir Rivayet
Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli’ne giderken Koyunbaba’ya uğrar hayır duasını
alır. Savaşta Uzun Hasan’ı yener. Dönüşte vezirini göndererek Koyunbaba’nın
bir dileği olup olmadığını sordurur. Koyunbaba :
“Eğer bir hayır yapmak istiyorsa, Kızılırmak üstüne köprü gerekir, onu
yaptırsın, bir de kışlak ve yaylak yerlerimizi, koyunlarımızı vergiden
bağışlasın ki, misafirlerimizi daha iyi ağırlayabilelim” der.
İstekleri yerine getirilir. Ancak köprü yapılmadan Fatih vefat eder. Babasının
ölüm haberini alan ll. Beyazıt Amasya’dan yola çıkar. Osmancık’a geldiğinde
ırmak kıyısında sürüsünü yayan Koyunbaba’yı görür. Kendisini karşıya
geçirmesini ister. Koyunbaba :“Olur ama bu ırmağa bir köprü yaptırırsan”der.
Şehzade söz verir. Koyunbaba şehzadeye gözlerini kapamasını ve söylemeden
açmamasının söyler. Şehzade denileni yapar. Gözlerini açtığında
İstanbul'dadır. Koyunbaba yok olmuştur. ll. Beyazıt tahta geçtikten bir süre
sonra düşünde Koyunbaba’yı görür. Koyunbaba köprüyü yaptırmasını istemektedir.
Ertesi gece yine aynı düşü görür. Bunun üzerine gerekli araç-gereç ve ustalar
Osmancık’a gönderilir ve köprünün yapımına başlanır. Koyunbaba’nın da
geyiklerle köprüye taş taşıdığı söylenir. Köprünün yapımı sırasında
dervişlerden biri Koyunbaba’ya ölünce nereye gömülmek istediğini sorar. O da
“Bu taşın düştüğü yere” diyerek ağır bir taşı fırlatır. Öldüğünde II.Beyazıt
onu taşın düştüğü yere gömdürür ve buraya bir türbe yaptırır.
Tarihte Çorum'lu Ünlü
Kişileri
Ahmet Feyzi (1839-1909) :
Çorum’da
doğdu. İstanbul Beyazıt Medresesi’ni bitirdi. Yargıçlık, Müftülük yapmış ve
Çorum’da 6112 kitaptan oluşan bir kütüphane kurmuştur. Ehadis-i Mevzuat,
Redd-i Batıl, Risalei Müntehebat, Tahrir-i Mantık, Şerh-i Kafiye, Kanunu
Arazi, din, edebiyat, mantık, hukuk alanındaki eserlerinden bazılarıdır.
Arapça ve Türkçe 30 kadar eseri Hasanpaşa Halk Kütüphanesinde bulunmaktadır.
Akşemseddin (1390-1459) :Asıl
adı Mehmet Şemsettin’dir. Osmanlı İmparatorluğunun büyük bir din bilgini ve
aynı zamanda hekimdir. Hacı Bayram Velinin öğrencisidir. Fatih Sultan
Mehmet’in arzusu üzerine arkadaşı Akbıyık Abdullah ile İstanbul’un fethinde
bulunmuş ve Türk ordusunun manevi gücünü artırmada büyük rol oynamıştır.
Aşıkpaşa (1270-1333) :Tasavvuf
terbiyesi ile yetişmiş olup, Türk tasavvuf ve halk şairidir. Garipname
isimli eseri mevcuttur.
Aşık Paşazade (1392-1484):
Sultan Çelebi
Mehmet zamanında yaşamış olup, devrin savaşlarına katılmıştır. Osmanlı
tarihinin canlı kaynağını teşkil etmiştir. Meşhur Tarihi (Aşık Paşazade
Tarihi) 1484 yılında yazmaya başlamıştır.
Baltacı Mehmet Paşa (1660–1712) :
Adını 1711 yılında Prut savaşı
ile duyurmuştur. lll. Ahmet’in padişahlığı döneminde ikinci defa Veziriazam
olmuştur. 1712 yılında Limni adasında sürgünde iken ölmüştür.
Ebuss’ud Efendi (1490-1574):
Şeyh Muhiddin
Yavsi’nin oğludur. 1519’da İnegöl medresesi hocalığına atandı. 1527 yılında
İstanbul Kadılığından sonra Osmanlı İmparatorluğuna 14. Şeyhülislam oldu.
Kanuninin devlet düzenini sağlayan meşhur kanunlarının hazırlanmasında büyük
rolü oldu. 29 sene Şeyhülislamlık yaptıktan sonra öldü.
Elvan Çelebi (?-?):
Babası ünlü Aşıkpaşa’dır. Elvan
Çelebi 1352 yılında bir cami, kendisi için yanına bir türbe, bir tekke ve
hamam yaptırmıştır.
Koyunbaba :Asıl
adı Seyit Ali’ dir. Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin’in 7. oğlu Ali Rıza’nın
12. oğlu olduğu rivayet edilmektedir. Adı efsaneleşmiş bir evliyadır. Evliya
Çelebiye göre Hacı Bektaşi Veli’nin Halifesidir. Mezarı Osmancık ilçesinde
adıyla anılan türbededir.
Kul Mustafa :17.
yy da Çorum yöresinde doğup yaşamış bir halk şairidir. Değişik konularda
şiirler yazdı. Bunlar cönklerde dağınık halde bulunmaktadır. Genç Osman
adıyla anılan padişah II.Osman’ın öldürülmesi üzerine yazdığı destanlar dikkat
çekicidir. Bu destanlar Çorum müsellimi Kurdoğlu Süleyman’ın önderliğinde
Çorumluların Kapusuz ve başıbozuk tayfasıyla Düvenci ovasında yaptığı cengi
dile getirir.
Şeyh Muhittin Yavsi (?-1516) :Babası
Osmanlı müderrislerinden matematikçi astronom olan Ali Kuşçu’nun kardeşi
Mustafa’dır. İskilip, Amasya ve İstanbul’da öğrenimini yaparak o zamanın
Amasya valiliğini yapan ll. Beyazıt’a öğretmenlik yapmıştır.
Yusufu Bahri (?-1828):
Mısır’a giderek büyük din bilgini Şeyh Murtaza’dan hadis dersi almıştır.
Daha sonra Çorum’a yerleşmiştir. Basılmamış Ata-i Feyyaz adlı eseri ile Dürrü
Tahrir ve yazma eserleri vardır.
Hasan Paşa (Yedi-Sekiz Hasan Paşa) (1831-1902)
:
Abdülhamit zamanında Beşiktaş
muhafızlığı yapmıştır. Sultan Abdülaziz zamanında Alay Bey’i oldu ve Hasan
Bey adını aldı. Bir süre sonra paşalığa yükseldi. Osmanlı-Rus savaşında
Kafkas cephesinde büyük yararlılıklar gösterdi. Çorum’u süsleyen saat kulesi
ile depremde zarar gören Hıdırlık Camii’nin yerine yenisini yaptırmıştır.
Çorum Mutfağı
Çatalaşı: Yeşil mercimek, yarma (kırık) ve soğan ile
yapılır. Soğan tereyağında kavrulur. Üzerine nane eklenir. Su koyup
kaynatılır. Mercimek ilave edilir. 20 dk. kaynatıldıktan sonra 3 bardak sıcak
su ilave edilip, yarma eklenir. 20 dk. kadar kaynatılıp tuzu eklenir. Daha
sonra bir müddet kısık ateşte bırakılıp servis yapılır.
Düğün Çorbası: Süzme yoğurt
(torba yoğurt) yumurta ve unla iyice ezilip karıştırılır. Üzerine süt, tavuk
suyu, yeterli miktarda ılık su ilave edilip kaynayıncaya kadar sürekli
karıştırılır. Ayrı bir yerde iki yumurta, alabildiğince un yoğrulup açılır.
Badem şeklinde kesilip tereyağında kızartılır. Pişmiş çorbanın üzerine
dökülür. Ayrıca tereyağı ve kırmızı biber kızartılıp sos olarak üzerine
dökülür ve sıcak servis yapılır.
Madımak:
Adının türkülere konu olduğu madımak; Orta Anadolu’nun bilinen en eski
yemeklerindendir.Madımak, soğan, bulgur, tercihe göre pastırma veya çemen
ile yapılır. İnce ince kıyılan madımaklar yıkanır. Soğanlar tereyağında
kavrulur, pastırma ilave edilir. Sıcak su konulup kaynatılır ve en son
madımak ve bulgur konularak pişirilir.
Keşkek:
Yarma, et, soğan ile yapılır. Yarmalar akşamdan ıslatılır. Tencerede
soğan, et, kırmızı biber, tuz, tereyağı ile kavrulur. Bir su bardağı
sıcak su ilave edilir. On beş dakika kaynatılır. Yarma on su bardağı sıcak
su ile birlikte tencereye ilave edilir. Kaynayınca kapağı kapatılır kenarları
hamur ile çerçevelenir. Bir parmak sığacak şekilde delik bırakılır. Kısık
ateşte iki saat pişirilir.
İskilip Dolması: Pirinç,
et, soğan ile yapılır. Islatılmış pirinçler tereyağında kavrulur. Üzerine
sıcak su eklenir, dinlenmeye bırakılır. Ayrı bir kapta et yağ ile
kızdırılır. Soğan ve sıcak su ilave edilir. Et kaynayınca üzerine sacıyak,
bunun üzerine de tepsi yerleştirilir. Haşlanan pirinçler bir bez torbaya
konularak bu tepsinin üzerine konur. Tencerenin kapağı kapatılarak kapak
kenarları hamurla sıvanır, herhangi bir yerine bir parmak sığacak şekilde
delik bırakılır. ( Buhar çıkması için) Kısık ateşte dört saat pişirilir.
Ortalık : Kuzunun
pirzolalık yerinden yapılır. Çatala gelecek şekilde kesilir, tereyağında
kızartılır. Bir tencereye konup yanan közün içerisine yerleştirilip üzerine
bir tepsi konur ve saç kapatılır. Susuz olarak pişirilir.
Çorum Mantısı : İçleri
kıyma konulup kapatılan mantılar tek sıra halinde bir tepsiye dizilir, kısık
ateşte kızartılır, yoğrulmuş olan mantının hamurundan küçük bir hamur açılıp
kızaran mantıların üzerine kapatılır. Salçalı, tereyağlı, et suyu ile
hazırlanan sos bu hamurun üzerine dökülür. Biraz kaynadıktan sonra üzerindeki
yufka ters çevrilir. Daha sonra ocaktan indirilip bıçakla kesilir ve servis
yapılır.
Tel Tel : Un ağır ateşte
kavrulur. Su, şeker ve limon tuzu kaynatılarak ağda yapılır. Tepsi
tereyağla yağlanıp ağda bu tepsiye yayılır. Serin bir ortamda dondurulur.
Tepsi ocağın üzerinde 2 dakika kadar ısıtılır. Ağda rulo yapılarak tepsiden
kaldırılır. İki kişi ağdayı ellerine alıp sıkarak yumuşatırlar. Yumuşayan
ağda elle sıkılarak 65 kez çevrilir. Tepsiye kavrulmuş un yayılır. Ağda bu
tepsinin içine konularak unla birlikte çevrilir. Saç teli kıvamına gelince tel
tel olmuş demektir. Kesilerek servis yapılır.
Gül Burma :
Hazırlanan baklava hamurunun üzerine ıslak bez örtülüp yarım saat
dinlendirilir. Yumurta şeklinde parçalar alınıp üzerine nişasta serpilerek
yufka şeklinde açılır. Açılan yufkalar bir bez üzerinde hafif kurumaya
bırakılır. Daha sonra paralel kesilip içine ceviz konularak gül şeklini
alacak şekilde burularak yağlanmış tepsiye dizilir. Bu şekilde kuruması için
bir gün bekletilir. Üzerine kızartılmış yağ dökülüp fırında kızartılır.
Hazırlanan şerbet sıcak olarak dökülür.
Çorum Baklavası (Lüle Baklava-Sıkma Baklava-Sıyırma)
: Baklava hamuru açılıp özellikle bu tatlı için kullanılan “oka” konur
ve iki tarafından katlanır. İki tarafından hamur sıkıştırılır ve iç kısım
oluk şeklinde boş kalır. Tepsiye dizilen baklavaları bir akşam bekletip
kurutulur. Daha sonra yağı ve şerbeti dökülüp, üzerine ceviz serpilir.
Hasıda: Pekmez, buğday
nişastası, sıvıyağ, tereyağından yapılır. Su, pekmez, nişasta
karıştırılır. Sıvıyağ tavada kızdırılır. Karıştırılan pekmezli nişasta
tavaya yavaş dökülür, karıştırılarak pişirilir. Top top olmaya başlayınca
üzerine kızdırılmış tereyağı dökülüp tahta karıkla ufaltılarak karıştırılır.
Soğuk olarak servis yapılır.
Karaçuval Helvası :
Un, tereyağı, pekmez şekerden yapılır. Un tavada rengi koyulaşıncaya kadar
karıştırılarak kavrulur, koyulaşınca tereyağı ilave edilip iyice yedirilir.
Kara pekmez, toz şeker, ceviz içi ve soğuk su birbirine karıştırılıp unun
üzerine dökülür. İyice karıştırılıp yumurta büyüklüğünde parçalar yapılır ve
üzerine isteğe göre hindistan cevizi dökülür.
Müzik ve Halk
Oyunları
ÇORUM' DA
MÜZİK
Türk Sanat MüziğiÇorum’
da ilk düzenli Türk Sanat Müziği çalışması 1980 yıllarından sonra Kültür
Müdürlüğü bünyesinde Dr. Sedat Terlemez yönetiminde başlamış ve konserler
verilmiştir. Çalışmalar 1999 yılında Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde
ve 2001 yılında Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde iki Türk Sanat Müziği
Korosu ile sürdürülmektedir. Osmancık’ da Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2000
yılında Türk Sanat Müziği kursu açılmıştır. 2001 yılında Türk Sanat Müziği
Musiki Cemiyeti adını alan koro faaliyetlerine devam etmektedir. Bu üç koro
önemli gün ve gecelerde konserler vermektedir.
Türk Halk Müziği
Çorum’da
Türk Halk Müziği çalışmaları, Mimar Sinan Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2001
yılında kurulmuştur. Çorum Bölgesinde Türk Halk Müziği çeşitlerinden olan
ağıtlar, maniler, destanlar, güzellemeler, ninniler, aşk-sevda türküleri,
taşlamalar, ilençler gibi birçok türkü karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan en
bilineni, bir ananın kaybettiği oğlunun ardından feryadını dile getiren
“Hem okudum hemi de yazdım” ağıtıdır.
Yakın bir tarihte derlenen “ilvanlım” türküsü de Çorum güzellemelerine
bir örnektir.Yöre müziğinde ezgiler, genellikle ince seslerden başlar. Belli
aralıkla karar sesine doğru iner. Bu inişlere de geçici olarak beşinci,
dördüncü, üçüncü derecelerde durulur. Ardından yeni bir müzik cümlesiyle
karara varılır.
Çorum yöresinin uzun havası, “bozlak” türündedir. Kırşehir
bozlaklarından seyir itibariyle pek farklı olmamakla birlikte kendi içinde
ayrı bir havası vardır. “Ya beni de götür ya sen de gitme”, “Malum olsun da
sana bak ne haldeyim”, Çorum bozlaklarına örneklerdir.
Genelde Erzurum’da yaygın olan Tatyan türküleri, yapılan göçlerle
birlikte Çorum bölgesinde de yaygın olarak bulunmaktadır. “Şu uzun gecenin
gecesi olsam” türküsü tatyan ayağındadır.Divanı Garip, Kerem ayaklarında
da uzun havalar çalınır söylenir. Alaca ve Mecitözü dolaylarında koşma,
zincirli koşma, nefes ve deyişler yaygındır.
Türkülü oyun havaları, zil, kaşık, döndürmeli küçük halay havaları,ilençler,
turna deyişleri, misket, cirit-güreş havalarıyla, kına, düğün türküleri
bölgenin ezgi yapısını oluşturur.
Çorumda ilk halk müziği derlemesi, 1939 yılında yapılmıştır. Nurullah Taşkıran,
Mahmut Ragıp Gazimihal, Mithat Fennen, Muzaffer Sarısözen ve Rıza Yetişen’ den
oluşan ekip 241 halk ezgisini plağa almıştır.
İlvanlım, Şu Uzun Gecenin Gecesi Olsam, Arzu Ederdiniz Bir Yol Görmeye,
Gayrı Dayanamam Ben Bu Hasrete...
Halk Müziği Araçları
Bağlama çeşitlerinin tümü kullanılır. On iki, dokuz, sekiz, telli büyük
sazlarla, bağlama ve curalar gerek tek tek, gerekse toplu olarak kullanılır.
Üflemeli çalgılardan zurna, halaylarda davula eşlik eder. Dilli dilsiz çoban
kavallarıyla, dilli çoban düdükleri yörede kullanılan üflemeli çalgılardır.
Yörede vurmalı sazlardan davul yaygındır. Çeşitli büyüklükte tel, zil ve
kaşık da kullanılır. Alaca ve
Mecitözü dolaylarında yaylı sazlardan kemane (kemençeden büyükçe ve ona
benzer) çalınmaktadır.
ÇORUM HALK
OYUNLARI
Kullanılan Sazlar
Çorum halk
oyunlarının temel iki enstrümanı davul ve zurnadır.Oyunlar genellikle halay ve
türkülüdür. Oyunların bir kısmı sözlü, bir kısmı sözsüz, tabiat özlü (çekirge)
ve aşk konulu (dillala, iğdeli gelin) oyunlar içerir. Oyunlar genellikle
disiplinli, bağlı ve dizi halinde oynanır. Serbest oynanan oyunlar da vardır.
(dillala)
Çorum Halayı;
6 erkek
oyuncu tarafından davul, zurna eşliğinde oynanır. Oyun 3 bölümdür:
Ağırlama,
İğdeli
Gelin, Kız ve erkeklerin beraber
oynadığı bir halk oyunudur. Bir erkek bir kız olacak şekilde el ele tutuşan
gençler bir halka oluşturur. Dillala;
Dillala oyunu 6 kız 6 erkekle
oynanmakta ancak, aktif olarak oynayanlar 6 erkek ve bir kızdır. Diğer kızlar
figüran olarak arka planda ve hareketsiz durmaktadırlar.
Çekirge;
Yakın geçmişe kadar halkın geçim kaynağını
genellikle tarım teşkil ederdi. Ancak, çiftçinin en büyük korkusu ürün
olgunlaşınca ortaya çıkan çekirge sürüsüdür. Halk tüfek atıp, teneke çalarak,
gürültü çıkarıp bu afeti uzaklaştırmaya çalışır. Çorum halkı bu canlıdan o
kadar bezmiştir ki bu oyunu oluşturup türküsünü yazmıştır. Oyun, davul zurna
eşliğinde 6 kız, 6 erkekle oynanır. Bir kız bir erkek olmak üzere, eller
omuzlar üzerinde bir halka meydana getirilir. Oyunun figürleri çekirgenin
hareketlerine uygun şekilde düzenlenmiştir.
Çorum’da Oynanan Diğer Halk Oyunları
Benli, Miço, Bediriş, Sarıkız
SEMAH;
Semahlar dinsel niteliği ağır basan oyunlardır.
Törensel yapıya, kurallara uygun olarak gerçekleştirilen bir oyundur. Esas
olarak, deyiş eşliğinde (bağlama) sazla oynanır. Semahlarda felsefi bir
düşünce çağrışımı vardır, sanatlı deyişlerle söylenir.
|
|
|