Giriş ] Yasal Uarı ] Baglantılar ] Site Planı ]

 
   

   Ç O R U M

SarDer Ana Sayfa
  Çorum Hakkında
  Tarihçe
  Coğrafi Yap
  İdari Yapı
  İlçeler
  Sosyal Yapı
  Ekonomik Yapı
  Turizm
  Uygarlıklar
  Müzeler
  Tarihi Eserler
  Tarihi Yerler
  Diğer Konular
  Milletvekilleri
 
 
 
 
 

 
Ziyaretçi sayımız
 
Hit Counter  
Teşekkürler...
 
 
 
 
 
 
 

Sosyal Yapı


 
Çorum'da Sosyal Yaşam
 
 

Eğitim
 

 
MİLLİ EĞİTİM
 
Çorum’da Genel Eğitim Tarihi
Çorum’da Cumhuriyet Öncesi Eğitim
Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Çorum’daki eğitim anlatılırken sübyan okulları ve medreselerden bahsedilmiştir. Osmanlılar döneminde eğitim, medreseler ve dergahlar tarafından yürütülmüştür.
19. yy.’ ın son yıllarında Ali İzzet Efendi’nin Tezkire-i Makamat isimli kitabında Çorum’daki eğitim kurumlarıyla ilgili istatistikî bilgilere rastlanmaktadır. Buna göre Çorum’da 10 sübyan mektebi, bir rüştiye mektebi, 10 medrese ve iki kütüphane bulunuyordu.
Çorum İl Merkezinde ilk rüştiye, 1871 yılında açılmıştır. İlk Kız Rüştiye Mektebi 1902 yılında 6 öğretmen ve 72 öğrenci ile  açılmıştır. Yine 1902 yılında Çorum merkezinde altı ilköğretim okulu, altı sübyan (mahalli) mektebi bulunmaktadır. Albayrak İlköğretim Okulu’nun eski binası, Kız Meslek Lisesi’nin ana binası, eski öğretmen okulunun ahşap binası, rüştiye mektebi olarak kullanılan yerler arasındadır. 1900 yılında Çorum’da idadi (Lise) açılmıştır. 1924-1925 yılında idadi mektebi kaldırılarak Çorum Ortaokulu haline getirilmiştir.
İnşaası 1915 yılında tamamlanan Merkez İstiklal İlköğretim Okulunda; eğitime halen tarihi binasında devam edilmektedir.
1922 kayıtlarına göre Çorum İlinde 69 ilkokul vardı. Bu okullarda 4046 öğrenci kayıtlı idi. 19’u bayan, 143’ü erkek olmak üzere 153 öğretmen görev yapmaktaydı.
Biri kız, biri erkek olmak üzere iki Rüşdiye (ortaokul), bir ana mektebi, iki kız mektebi, bir idadi (lise) bulunuyordu. Medreseler; (Yüksekokullar), Camii Kebir IV. Murat Medresesi, Süleyman Fevzi Paşa Medresesi, Han Medresesi, Kırklar Medresesi
 
Çorum’da Cumhuriyet Sonrası Eğitim
Çorum’da eğitimdeki ilk atılım, ilköğretim alanında olmuştur. 1923 yılında 3.660 olan ilköğretimdeki öğrenci sayısı 1943’te 10.073 ulaşmıştır. Yine aynı yıllarda 155 olan öğretmen sayısı 189’a yükselmiştir. 1926 yılında 2 ortaokul ve 124 öğrencisi mevcut iken, 1990 yılında ortaokul sayısı 50’ye, öğrenci sayısı ise 21.341’e ulaşmıştır. 1949 yılında 1 lise, 3 meslek lisesi ile bu okullarda 245 öğrencisi mevcut iken, 1990 yılında liselerin sayısı, 13’ü genel, 16’sı meslek lisesi olmak üzere toplam  29’a,  öğrenci sayısı  10.780’ e ulaşmıştır.
 
İlde 2003-2004 öğretim yılı itibariyle eğitim ve öğretim hizmetleri hakkında genel bilgiler:
Okul Öncesi Eğitim
Merkez ilçede iki, İskilip’te bir, Sungurlu’da bir olmak üzere toplam 23 derslikli dört anaokulu,  94 anasınıfı bulunmakta olup, anaokullarında toplam 217, anasınıflarında ise 2017 öğrenci eğitim görmektedir.
 
İlköğretim Okulları
İldeki 631 ilköğretim okulundan 611’i ilköğretim okulu, 10‘u pansiyonlu ilköğretim okulu, 6’sı yatılı ilköğretim bölge okulu, 4’ü özel ilköğretim okuludur. Bu okullarda, 2.716’sı ilköğretim okullarında, 175’i pansiyonlu ilköğretim okullarında, 67’si de yatılı ilköğretim bölge okullarında olmak üzere 2.958 derslik bulunmakta olup, ilköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı 29, pansiyonlu ilköğretim okullarında 32, Y.İ.Bölge okullarında 29, şehir ilköğretim okullarında 36, köy ilköğretim okullarında  21’dir.
İlde, 84.514 ilköğretim okulu öğrencisi vardır. Bu öğrencilerden; 76.969’u ilköğretim okullarında, 5.597’i pansiyonlu ilköğretim okullarında, 1.948’i de yatılı ilköğretim bölge okullarında bulunmaktadır. İlköğretim okullarında öğrencinin % 52’si erkek, % 48’i kız, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 24, geçen yıla göre öğrenci artışı -% 5, (azalma) İİköğretimden ortaöğretime geçiş % 70’ dir.
 
Ortaöğretim Okulları
İlde 53 ortaöğretim okulundan, 25’i Genel Lise: dört  Anadolu Lisesi, bir  Fen Lisesi, bir  Anadolu Öğretmen Lisesi, bir  Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, 17 Genel Lise, iki Özel Lise; 28’i Meslek Lisesi: Üç Endüstri Meslek Lisesi, üç Kız Meslek Lisesi, beş METEM (Mesleki Eğitim Merkezi), iki Ticaret Meslek Lisesi, bir Anadolu Ticaret Meslek Lisesi, beş İmam Hatip Lisesi, bir Sağlık Meslek Lisesi, altı Çok Programlı Lise, 435’i genel liselerde, 366’sı meslek liselerinde olmak üzere toplam 801 derslik vardır. Ortaöğretimde genel olarak  derslik başına düşen öğrenci sayısı 27 olup, bu sayı genel Liselerde 34, meslek liselerinde 19’dur.
İlde toplam 21.829 Ortaöğretim öğrencisinden 14.847’si genel liselerde, 6.982’si de meslek liselerinde bulunmaktadır.
 
Özel Öğretim Kurumları
İlde 2003-2004 eğitim-öğretim yılı itibarıyla 23 dershane, iki özel lise ve üç özel ilköğretim okulu olmak üzere beş özel okul, 16 özel MTS kursu, altı muhtelif kurs (2 yabancı dil kursu, iki bilgisayar kursu, bir hızlı okuma ve iyi anlama kursu, 1 estetisyenlik kursu)  eğitim ve öğretim vermektedir.
 
Başa Dön
 

 
YAYGIN EĞİTİM
 
İl Halk Eğitim Merkezlerinin  Açtığı Kurslar
İl genelinde 2002-2003 eğitim öğretim yılında 14 Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan; yetişkinlere yönelik okuma yazma kursları, mesleki, sosyal ve kültürel olmak üzere, 14 tür kurs verilmektedir. Başta giyim, makine nakışı, el sanatları, bilgisayar, anne ve çocuk eğitimi, halk oyunları, I. ve II. kademe okuma yazma kursları olmak üzere çeşitli alanlarda  676 kurs açılmıştır. Bu kurslara 16.848 kursiyer  devam etmiştir. 2000-2001 eğitim öğretim yılında  356 kurs açılmıştır. Bu kurslara 7.059 kursiyer  devam etmiştir. 2001-2002 eğitim öğretim yılında  840 kurs açılmıştır. Bu kurslara 19.057 kursiyer  devam etmiştir.
 
Ulusal Eğitime Destek Kampanyası Projesi
8 Eylül 2001 tarihinde başlayan kampanyada 22 Eylül 2003 tarihi itibariyle 211 kurs açılmış olup, 3184 vatandaşımız kurslardan yararlanmıştır. 2002-2003 öğretim yılı başından itibaren açılan 62 okuma yazma kursuna ise 928 kursiyer katılmıştır.
 
Mesleki Eğitim Merkezleri
İl’de altı tane Mesleki Eğitim Merkezi (Çıraklık Eğitim Merkezi) bulunmaktadır. Bu merkezlere halen 1.423 çırak, 1.002 kalfa devam etmektedir.
 
Öğretmenevleri
İl’de bulunan Öğretmen Evleri; Çorum Merkez 66, Osmancık 50, İskilip 50, Mecitözü 20, Sungurlu 34 kapasiteli olup, yeterlidir. Alaca 8, Bayat 12, Kargı 7, Ortaköy 6 kapasitelidir.
 
Başa Dön
 

 
YÜKSEK ÖĞRENİM
 
Çorum İlahiyat Fakültesi
Çorum İlahiyat Fakültesi, Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir. 2003-2004 öğretim yılında 163 öğrenci öğrenim görmektedir.
 
Çorum İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim ve öğretim faaliyetini sürdürmektedir. İşletme bölümünde  2003-2004 eğitim öğretim yılında 340 öğrenci öğrenim görmektedir. 2002 yılında ilk mezunlarını vermiştir.
 
Çorum Mühendislik Fakültesi
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir. Kimya ve Makine Mühendisliği bölümleri olmak üzere 2 bölümde  2003-2004 eğitim öğretim yılında 233 öğrenci öğrenim görmektedir. Çorum İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile aynı binada hizmet vermektedir.
 
Fen-Edebiyat Fakültesi
Çorum’ da Fen Edebiyat Fakültesi açılması kararı, 28 Ağustos 2003 Tarihinde Bakanlar Kurulunca Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kuruluş aşamasındadır.
 
Çorum Meslek Yüksek Okulu
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir. Yüksek okul teknik programlar bölümünde 7, iktisat ve idari programlar bölümünde 4 olmak üzere normal öğretimde 11 programda eğitim öğretim  faaliyetlerinde bulunmaktadır. 2003-2004 eğitim öğretim yılında 1.449 öğrenci öğrenim görmektedir.
 
Çorum Sağlık Yüksek Okulu
Gazi Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretim faaliyetini sürdürmektedir. 2003-2004 eğitim-öğretim yılında 156 öğrenci öğrenim görmektedir.
Başa Dön

 
YURTLAR
 
Çorum Merkez Öğrenci Yurdu 2003-2004 Eğitim-Öğretim yılında hizmete girmiş olup, 660’ı kız, 340’ ı erkek olmak üzere 1000 yatak kapasitelidir. İhtiyacı tamamen karşılamaktadır.
Üç adet yurt binası, bir adet sosyal tesis ve bir adet 10 daireli lojmanı vardır.
Başa Dön

 
Hitit Üniversitesi
 
Hitit Üniversitesi 2006 yılına kadar Çorum'da Gazi Üniversitesine bağlı olan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi ve İlahiyat Fakültesi olmak üzere 4 fakülte ile, 1 Sağlık Yüksekokulu, Çorum Meslek Yüksekokulu, Sungurlu Meslek Yüksekokulu ve Osmancık Meslek Yüksekokulu olarakta 3 meslek yüksekokulu ile 5 bine yakın öğrencisine Çorum'da eğitim öğretim faliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmüştür.
2006 yılında Bakanlar Kurulu ve Yüksek Öğretim Kurulu kararı ile resmen kurulan ve Hitit Üniversitesi adını alan Üniversitemiz; deneyimli kadrosu, mevcut fiziksel imkanları ve yeni kurulmuş olmanın verdiği heyecan ve coşku ile faaliyetlerine devam etmektedir.
Yakın bir tarihte faaliyetlerine başlayacak olan Araştırma Enstitüleri ve Fakültelere bağlı farklı bölümleri ile büyümesini ve gelişimini sürdürmeyi hedeflemektedir.
 
FAKÜLTELER;İktisadi İdari Bilimler FakültesiMühendislik Fakültesiİlahiyat FakültesiFen Edebiyat Fakültesi
YÜKSEKOKULLAR; Sağlık Yüksekokulu
MESLEK YÜKSEKOKULLARI; Meslek Yüksekokulu, Sungurlu Meslek Yüksekokulu, Osmancık Meslek Yüksekokulu
 
 
Başa Dön

Sağlık

İlde Sağlık Hizmetleri ; kamu ve özel kesimde toplam 1544 yatak kapasiteli; 15 Hastane, bir Sağlık Merkezi, beş Dispanser, 82 Sağlık Ocağı, 202 Sağlık Evi, beş Ayaktan Teşhis Kuruluşu, bir Halk Sağlığı Laboratuarı ve iki AÇSAP Merkezi marifetiyle yürütülmektedir.
 
SAĞLIK ALANINDA FAALİYET GÖSTEREN  MESLEKİ KURULUŞLAR
Çorum Tabibler Odası, Çorum Eczacılar Odası Temsilciliği, Çorum Diş Hekimleri Odası Temsilciliği.
 
ÖZEL HASTANELER
09.03.1994 Yılında faaliyete geçen Çorum Özel Hastanesi 48 yatak kapasitelidir.
Başa Dön

Spor

Çorum İlinde, Anadolu örneğine uygun olarak geçmişten bu yana GÜREŞ, CİRİT, AT YARIŞLARI, AVCILIK VE SİNSİN adı verilen çoğu zaman davul zurna eşliğinde, halkın da katılımı ile gerçekleştirilen sporlar yapıla gelmiştir. 

1920 Yılında TÜRK İDMAN CEMİYETLERİ nin kurulmasıyla birlikte Anadolu şehirlerinde de kulüpler kurulmaya başlanmış ve 1925 yılında HALE İDMANYURDU adı altında ilimizde ilk spor kulübü kurulmuş ve futbol ilk olarak bu yıllarda ilimize gelmiştir. Uzun bir süre Hale İdmanyurdu denetiminde sportif çalışmalar devam etmiş, 30. Piyade Alayının Çorum'da bulunması, Ziraat ve Sağlık Okullarının açılması ile birlikte spor faaliyetleri yaygınlaşıp, gelişmeye başlamıştır.

1938 Yılında 3550 Sayılı Beden Terbiyesi Kanunun çıkarılması ile birlikte Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kurulmuş ve ilimizde teşkilatlanarak Hale İdmanyurdu'nu teşkilat çatısı altına almıştır. Kanunun getirdiği zorunlu yükümlülüklerin yanı sıra sporun gençlerimiz ve halkımız tarafından giderek daha çok benimsenmesi ve sevilmesi ile birlikte sistemli ve programlı bir şekilde sportif faaliyetler yapılmaya başlanmıştır.

1947 Yılında Bölge Başkanı Halis BİLALOĞLU tarafından ele alınan spor etkinlikleri Macit ÇAĞLAR' ın Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğüne getirilmesi ile canlanmış, ilimiz sporuna büyük emeği geçen ve sayısız hizmetler veren Macit ÇAĞLAR' ın hizmet süresinde ilimiz Şehir Stadyumuna ve Kapalı Spor Salonuna kavuşmuştur. Yeni tesislerle önceden beri yapıla gelen güreş, atletizm, futbol, halter, gibi branşların yanı sıra salon sporları da yapılmaya başlanmış ve hızla gelişmiştir.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan federasyonlara yeni branşların eklenmesiyle beraber ilimizde halen 25 spor branşında faaliyet gösterilmektedir. İlimizde halen faal olarak yapılmakta olan spor dalları; atıcılık, atletizm, badminton, basketbol, bilardo, briç, bisiklet, boks, futbol, güreş, geleneksel sporlar, işitme engelliler futbol, halter, hentbol, herkes için spor (bilek güreşi), judo, karate, kayak, kickboks, masa tenisi, otomobil, satranç, taekwondo, tenis, voleybol olarak sayılabilir. Halkımızın spora ilgisi her geçen gün artmakta ve yeni spor dallarının ilimizde başlatılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

Bu güne kadar ilimizden Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu olmuş Tevfik KIŞ, Mahmut ATALAY, Adil CANDEMİR, gibi güreşçiler yetişmiş, son yıllarda halter, judo, badminton, taekwondo, boks gibi branşlardaki gelişmeler ilimiz açısından gurur vericidir. İlimizde sporun gelişmesi ve tabana yayılması için tesis ve alt yapı çalışmaları hızla devam etmektedir.

Başa Dön

Yerel Basın

ÇORUM VE BASIN
Ülkemizde ilk basımevi, 1727 yılında İbrahim Müteferrika tarafından kurulmuş, ilk gazete 2.Mahmut zamanında 1830 yılında Fransızca basılan “Le Moniteur  Ottoman” olmuştur. İlk Türkçe resmi gazete ise 1831 yılında haftalık olarak yayınlanan “Takvim-i Vekâi” dir.
Çorum’a matbaanın girişi ve ilk basımevinin kuruluş yılı 1921’dir.  Çorum Liva Gazetesi adıyla ilk yayın 1 Mayıs 1921’de, basımevinin sahibi İl Özel İdaresi tarafından çıkarılmıştır.
Süheyb Rumi Karafakioğlu tarafından “Fikret” isimli 1925-1927 yılları arasında  ilk özel gazete çıkarılmıştır.
Çorum Liva  gazetesi de 1924 yılından sonra “ Çorum” adıyla yayın hayatını uzun yıllar haftada bir, daha sonra günlük olarak 1964 yılına kadar sürdürmüştür.
Çorum Gazeteciler Cemiyeti  1986 yılında kurulmuştur.
 
Çorum ‘da Yayını Süren  Gazeteler
Çorum Haber           1985
Çorum Hakimiyet       1991
Merhaba Çorum       1991
Dost Haber            1995
Kent Haber             2001
Çorum Sözcü           2003
 
Çorum İlçe Gazeteleri                         
Alaca Birlik  1993    
Çorum Bayat’ın Sesi  2001
İSKİLİP Memleket  1997           
OSMANCIK Osmancık Haber  1996           
Çampınar / Osmancık Çamvak  2001         
SUNGURLU Sungurlu’nun Sesi 1971
  
Çorum’da  TV  Kuruluşları
ÇRT (Çorum Radyo Televizyon)     Yerel   Anten
Kanal 19  (Hilal TV)                      Yerel   Anten
            
Başa Dön

Ulaşım ve Haberleşme
 
Ulaşım
İl’ de ulaşım sadece karayolu ile sağlanmaktadır. İlin karayolu ulaşımı için son yıllarda önemli projeler başlatılmış ve çalışmalar devam etmektedir. Bu projeler Samsun-Çorum-Sungurlu, Sungurlu-Delice 4.Blg.hududu (Sungurlu geçişi dahil), Alaca-Yozgat ve İskilip Tosya yollarıdır. Ayrıca, emanet olarak yapımına başlanılan Çorum-Merzifon ve Çorum-Alaca  bölünmüş  yol yapım çalışmaları sürdürülmektedir.
 
Haberleşme
İletişim
Çorumda telefon haberleşme hizmeti 1930 yılında 50 hatlık bir manuel santralın kurulması ile başlamıştır. 1985 yılında 10.000 hat kapasiteli  XBAR (Elektromekanik) tipi tam otomatik santral kurulmuştur. 1988 yılında DMS tipi sayısal santral kurularak Çorum merkez ve sonrası kırsal santrallerin kurulması ile otomatik santrallerden haberleşme sağlanmaktadır.
2003 yılı Temmuz ayı  sonu itibariyle İl genelinde toplam santral sayısı 186, santral kapasitesi 166790’a ulaşmıştır. Bağlı abone sayısı 147.897’dir. İl ve İlçe merkezlerinde doluluk oranı %89,57, kırsal alanda doluluk oranı %88,63 ‘dür.
İl genelinde 100 kişiden 24 kişiye, kırsal alanlarda 100 kişiden 55 kişiye bir telefon düşmektedir. Çorum İl Telekom Müdürlüğü; çalışmaları, yıllık ciro ve karına göre iller arasında 29. sırada yeralmaktadır.
İl Genelinde Telefon Dağılımı (Bağlı Abone Sayısı)
Çorum’ da 69.562, Alaca’ da 10.760, Bayat’ da 5.776, Boğazkale’ de 1.479, Dodurga’ da 3.003, İskilip’ de 11.179, Kargı’ da 6.464, Laçin’ da 1.219, Mecitözü’ nde 5.267, Oğuzlar’ da 1.677, Ortaköy’de 2.092, Osmancık’ da 11.926, Sungurlu’ da 15.936, Uğurludağ’ da 1.557 olmak üzere toplam 147.897 abone bulunmaktadır.
Posta Hizmetleri
Çorum PTT Başmüdürlüğü, 13 merkez , 6 lokal, 1 lokal dışı şube olmak üzere toplam 20 işyerinde hizmet verilmektedir
Başa Dön

Gelenek Görenek
 
Düğün Adetleri
Evlenme adetleri Çorum’ da,  ilçe ve köylerde genel olarak birbirine yakın özellikler taşımaktadır. Evlilikler genellikle
“görücü usulü”
yapılmaktadır.
Evlenme İsteğini Belirtme
Evlenme çağına gelen gençlerin eş seçiminde ailelere önemli görevler düşmektedir. Evlenmek isteyen damat adayı bu durumu annesine söyler. İstenecek kız aile tarafından bulunup, beğenildikten sonra damat adayı kız evine götürülür ve kız  gösterilir. Eğer damat adayı kızı beğenirse kız evine haber gönderilip fikirleri sorulur, kızı istemeye gelecekleri haber verilir. Kız evi de kızlarının ve yakınlarının fikirlerini aldıktan sonra söz kesme (kahve içme) tarihi belirlenir.
Dünürlük ve Şerbet İçme
Çorum’da söz kesmenin diğer bir adı “kahve içme” veya “şerbet içme”dir. Her iki tarafta birinci derece yakın akrabalarına haber verir. Dünürcüler bir kez daha “Allah’ın emri peygamberin kavli üzerine” kızlarını oğullarına istemeye geldiklerini söylerler. ”Evet” cevabı alındıktan sonra kahveler içilir,   dua edilir.  Oğlan ve kıza söz yüzükleri takılır.  Nişan tarihi kararlaştırılır.

Nişan

Nişan çoğunlukla cumartesi veya pazar günü kız evinde yapılır. Akraba veya komşulara ağızdan veya davetiye ile haber verilir.  Eskiden bu işi yaşlı kadınlar yapar ve bunlara “okuyucu” denirdi. Nişandan bir gün önce erkek evi, kız evine baklava,  et,  kuruyemiş,  şerbet ve kızın nişanda giyeceği kıyafeti gönderir. Nişan günü kız evinde gelenlere yemek verilir.  Gelenler kıza takı takarlar.  Kaynana tarafından gelinin yüzüğü takılır.  Nişanlılık süresinde bayram veya Hıdrellez günleri olursa hediyeler gönderilir.
Düğün
Nişan ile düğün arasındaki zaman erkek ve kız tarafının durumlarına göre değişir. Kız ve düğün için gerekli olan eşyaları almaya çarşıya çıkılır, buna “pırtı görme” denir.
Düğün başlamadan komşuların da yardımıyla iki taraf yemeklerini pişirirler. Düğünde damat en yakın iki arkadaşını “sağdıç” seçer. Sağdıç damatla ilgilenir. Düğünler cuma akşamı başlayıp pazar akşamı biter . Ayrıca yine oğlan ve kız evleri kendilerine birer “kahya” seçerler. Kahya düğün boyunca gelen misafirler, davul ve zurnacının ihtiyaçlar, yemeklerin dağıtımıyla ilgilenir. Bunun dışında erkek evinde bir
de “bayraktar” seçilir. Bayraktar, kınacı giderken ve gelin alınmaya giderken önde bayrağı tutar. Cuma akşamı erkek evinde bir tavuk kesilip, bayrak takılmasıyla düğün başlar.
Kına Gecesi
Cumartesi günü kız evinde herhangi bir saatte “kına yürütme” yapılır.  Erkek tarafı iki veya üç kadını bir erkekle beraber kız evine “kınacı” olarak yollar.  Bunlar yanlarında kına,  kuru yemiş,  et,  börek,  tatlı ve kızın gelinliğini götürürler. Yine duruma göre kızın kınada giyeceği kıyafeti de erkek tarafı alıp götürebilir.  Ayrıca davul ve zurna da kınacılarla gider. Gelen kınacılara yemek verilir.  Kınacılar kızı giydirip süslerler,  kızı ortaya getirip oturturlar, yüzüne allı bir yazma örterler,  kına türküleri ve ilahi okurlar.  Kızı ve orada bulunanları ağlatırlar.  Bittikten sonra kızın avucuna para veya altın  konup kınası yakılır.  Orada bulunanlara da bu kınadan dağıtılır.  Arkasından kuru yemiş ve limonata ikram edilir.  Kız annesinin elini öper ve sarılıp ağlaşırlar.Kına bittikten sonra davul ve zurnayla halay çekilir. Gelen kınacılar o gece kız evinde kalırlar ve bunlara “gelinin yengeleri” denir.  Kızın en yakın arkadaşları da o gece kızın yanında kalırlar. O gece erkek tarafında da damada kına yakılır.  Kınadan önce kız tarafı, oğlan evine “damat bohçası” denilen içinde damadın düğünde giyeceği kıyafet,  pijama,  cüzdan,  çorap,  saat gibi şeylerin bulunduğu bohça  gönderir.
Gelin Getirme
Pazar günü kız evinde  vedalaşmalar olur. Kız gelinliğini giyip bekler. Erkek evinin büyük bir kısmı, kayınvalide hariç, gelini almaya gider. Bu sırada kız evinin kapıları kilitlenir. Düğünün kahyası gelip kapıyı tutanlara bir miktar para verir kapıyı açtırır. Gelinciler içeri girip,  geline bakarlar. Gelinin ağabeyi veya erkek kardeşi kırmızı kuşağı dualar okuyarak, gelinin beline üç kez dolayıp takar. Gelin bir kolunda babası,  diğer kolunda damat ile evden çıkar. Bu esnada kızın çeyizi de taşınmaktadır. Dualar okunup, gelin arabaya bindirilir. Gelin alayı dolaşarak erkek evine gelir. Oğlan evine gelindiğinde, kayınvalide gelinin önünde çömlek kırar; gelinin bütün kötü huyları böyle kırılsın diye, başından kuru yemiş,  şeker, bozuk para  atar;bereketli olsun, evine yağ gibi sıvansın diye kapının girişine yağ sürdürülür.
Çorum ‘ da Hıdırellez Geleneği
Çorum bölgesinde,  Hıdrellezin Hızır Aleyhisselam ile İlyas Peygamberin buluştukları gün olduğu inancı vardır.İl’ de hıdrellezin gelişi sevinçle karşılanmaktadır. Çünkü kışın bittiğine, yazın geldiğine, bolluk ve bereket dolu günlere ulaşıldığına inanılır. Bu nedenle yazın başlangıcı sayılan 6 Mayıs hıdrellez gününde bir bayram sevinci yaşanır. Hıdırlık,  Erzurum Dede,  Sıklık Boğazı,  Bağlar en çok gidilen yerlerdir.Buralara gitmek için bir-iki gün önceden hazırlık yapanlar vardır. Hazırlık olarak yeni giysiler hazırlanır; çörek,  börek,  yaprak dolması,  bulgur kaynatması yapılır. Birlikte yenilir, içilir. Genellikle genç kızlar arasında dalya,  atlankaya ve okkel oyunları oynanır.  Erkekler bu eğlencelere katılmazlar.Hıdrellez gecesi veya günü arzulanan dileklerin gerçekleşmesi için dualar edilir.
Başa Dön

Halk Edebiyatı
 
Rivayetler
Koyunbaba Rivayetleri

Koyunbaba’nın asıl adı Seyit Ali’dir. Peygamber soyundan geldiği ileri sürülür. Bursa’da çobanlık yaptığı sırada ağayla her iki kuzudan birini almak üzere anlaşır. Bir süre sonra kırk kuzusu olur. Bunları alarak Osmancık’a yerleşir. Her yirmi dört saatte bir  melediğinden adı “Koyunbaba” kalır.Koyunbaba üzerine bir çok rivayetler vardır. Bunlardan biri:
Koyunbaba’nın üç köpeği vardır. Bunlara Kara Kadı,  Sarı Kadı,  Ala Kadı adını verir. Bağdat Kadısı Osmancık’tan geçerken bunu duyar ve padişaha şikayet eder. Padişah Koyunbabayı çağırır,  köpeklerine neden böyle adlar koyduğunu sorar. Koyunbaba da:
Kadılar haram helal bilmezler, benim köpeklerim bilir. İsterseniz deneyelim der. Padişah denemeye karar verir.Koyunbaba yirmisi helal,  yirmisi haram kırk kap yemek getirilmesini ister. İstenenler getirilince köpekleri çağırır,  yemekleri önlerine serer. Hayvanlar helal yemekleri  yer, öbürlerine dokunmazlar.Padişah çok şaşırır. Koyunbaba’yı mükafatlandırmak ister dileğini sorar.  Koyunbaba:
Hazineden bir şey istemem Sarıalan ile Saltukalan’ı köpeklerime yallık verirseniz yeter der.  Dileği yerine getirilir.
Koyunbaba kendisini padişaha şikayet eden kadıya şöyle bir bakar ve adam ölür.

Koyunbaba Köprüsüne İlişkin Bir Rivayet

Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli’ne giderken Koyunbaba’ya uğrar hayır duasını alır. Savaşta Uzun Hasan’ı yener. Dönüşte vezirini göndererek Koyunbaba’nın bir dileği olup olmadığını sordurur. Koyunbaba :
“Eğer bir hayır yapmak istiyorsa,  Kızılırmak üstüne köprü gerekir, onu yaptırsın, bir de kışlak ve yaylak yerlerimizi, koyunlarımızı vergiden bağışlasın ki, misafirlerimizi daha iyi ağırlayabilelim” der.
İstekleri yerine getirilir. Ancak köprü yapılmadan Fatih vefat eder. Babasının ölüm haberini alan ll. Beyazıt Amasya’dan yola çıkar. Osmancık’a geldiğinde  ırmak kıyısında sürüsünü yayan Koyunbaba’yı görür. Kendisini karşıya geçirmesini ister. Koyunbaba :“Olur ama bu ırmağa bir köprü yaptırırsan”der.
Şehzade söz verir. Koyunbaba şehzadeye gözlerini kapamasını ve söylemeden açmamasının söyler. Şehzade denileni yapar. Gözlerini açtığında İstanbul'dadır. Koyunbaba yok olmuştur. ll.  Beyazıt tahta geçtikten bir süre sonra düşünde Koyunbaba’yı görür. Koyunbaba köprüyü yaptırmasını istemektedir. Ertesi gece yine aynı düşü görür. Bunun üzerine gerekli araç-gereç ve ustalar Osmancık’a gönderilir ve köprünün yapımına başlanır. Koyunbaba’nın da geyiklerle köprüye taş taşıdığı söylenir. Köprünün yapımı sırasında dervişlerden biri Koyunbaba’ya ölünce nereye gömülmek istediğini sorar. O da  “Bu taşın düştüğü yere” diyerek ağır bir taşı fırlatır.  Öldüğünde II.Beyazıt onu taşın düştüğü yere gömdürür ve buraya bir türbe yaptırır.
Başa Dön

Tarihte Çorum'lu Ünlü Kişileri
 
Ahmet Feyzi (1839-1909) : Çorum’da doğdu. İstanbul Beyazıt Medresesi’ni bitirdi.  Yargıçlık,  Müftülük yapmış ve Çorum’da 6112 kitaptan oluşan bir kütüphane kurmuştur.  Ehadis-i Mevzuat,  Redd-i Batıl,  Risalei Müntehebat,  Tahrir-i Mantık,  Şerh-i Kafiye,  Kanunu Arazi,  din,  edebiyat,  mantık,  hukuk alanındaki eserlerinden bazılarıdır.  Arapça ve Türkçe 30 kadar eseri Hasanpaşa Halk Kütüphanesinde bulunmaktadır.
 
Akşemseddin (1390-1459) :Asıl adı Mehmet Şemsettin’dir.  Osmanlı İmparatorluğunun büyük bir din bilgini ve aynı zamanda hekimdir.  Hacı Bayram Velinin öğrencisidir.  Fatih Sultan Mehmet’in arzusu üzerine arkadaşı Akbıyık  Abdullah ile İstanbul’un fethinde bulunmuş ve Türk ordusunun manevi gücünü artırmada büyük rol oynamıştır.
 
Aşıkpaşa  (1270-1333) :Tasavvuf terbiyesi ile yetişmiş olup,  Türk tasavvuf ve halk şairidir.  Garipname isimli eseri mevcuttur.
 
Aşık Paşazade (1392-1484): Sultan Çelebi Mehmet zamanında yaşamış olup, devrin savaşlarına katılmıştır. Osmanlı tarihinin canlı kaynağını teşkil etmiştir.  Meşhur Tarihi (Aşık Paşazade Tarihi) 1484 yılında yazmaya başlamıştır.
 
Baltacı Mehmet Paşa (1660–1712) : Adını 1711 yılında Prut savaşı ile duyurmuştur.  lll. Ahmet’in padişahlığı döneminde  ikinci defa Veziriazam olmuştur.  1712 yılında Limni adasında sürgünde iken ölmüştür.
 
Ebuss’ud Efendi (1490-1574): Şeyh Muhiddin Yavsi’nin oğludur.  1519’da İnegöl medresesi hocalığına atandı.  1527 yılında İstanbul Kadılığından sonra Osmanlı İmparatorluğuna 14. Şeyhülislam oldu.  Kanuninin devlet düzenini sağlayan meşhur kanunlarının hazırlanmasında büyük rolü oldu.  29 sene Şeyhülislamlık yaptıktan sonra öldü.
 
Elvan Çelebi (?-?): Babası ünlü Aşıkpaşa’dır. Elvan Çelebi 1352 yılında bir cami,  kendisi için yanına bir türbe,  bir tekke ve hamam yaptırmıştır.
 
Koyunbaba :Asıl adı Seyit Ali’ dir. Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin’in 7. oğlu Ali Rıza’nın 12. oğlu olduğu rivayet edilmektedir. Adı efsaneleşmiş bir evliyadır.  Evliya Çelebiye göre Hacı Bektaşi Veli’nin Halifesidir.  Mezarı Osmancık ilçesinde adıyla anılan türbededir.
 
Kul Mustafa :17. yy da Çorum yöresinde doğup yaşamış bir halk şairidir.  Değişik konularda şiirler yazdı.  Bunlar cönklerde dağınık halde bulunmaktadır.  Genç Osman adıyla anılan padişah II.Osman’ın öldürülmesi üzerine yazdığı destanlar dikkat çekicidir. Bu destanlar Çorum müsellimi Kurdoğlu Süleyman’ın önderliğinde Çorumluların Kapusuz ve başıbozuk tayfasıyla Düvenci ovasında yaptığı cengi dile getirir.
 
Şeyh Muhittin Yavsi (?-1516) :Babası Osmanlı müderrislerinden matematikçi astronom olan Ali Kuşçu’nun kardeşi Mustafa’dır.  İskilip,  Amasya ve İstanbul’da öğrenimini yaparak o zamanın Amasya valiliğini yapan ll. Beyazıt’a öğretmenlik yapmıştır.
 
Yusufu Bahri (?-1828): Mısır’a giderek büyük din bilgini Şeyh Murtaza’dan  hadis dersi almıştır.  Daha sonra Çorum’a yerleşmiştir.  Basılmamış Ata-i Feyyaz adlı eseri ile Dürrü Tahrir ve yazma eserleri vardır.
 
Hasan Paşa (Yedi-Sekiz Hasan Paşa) (1831-1902) : Abdülhamit zamanında Beşiktaş muhafızlığı yapmıştır.  Sultan Abdülaziz zamanında Alay Bey’i oldu ve Hasan Bey adını aldı.  Bir süre sonra paşalığa yükseldi.  Osmanlı-Rus savaşında Kafkas cephesinde büyük yararlılıklar gösterdi.  Çorum’u süsleyen saat kulesi ile depremde zarar gören Hıdırlık Camii’nin yerine yenisini yaptırmıştır.
Başa Dön

Çorum Mutfağı
 
Çatalaşı: Yeşil mercimek, yarma (kırık) ve soğan ile yapılır. Soğan tereyağında kavrulur. Üzerine nane eklenir. Su koyup kaynatılır. Mercimek ilave edilir. 20 dk. kaynatıldıktan sonra 3 bardak sıcak su ilave edilip, yarma eklenir. 20 dk. kadar kaynatılıp tuzu eklenir. Daha sonra bir müddet kısık ateşte bırakılıp servis yapılır.
 
Düğün Çorbası: Süzme yoğurt (torba yoğurt) yumurta ve unla iyice ezilip karıştırılır. Üzerine süt, tavuk suyu, yeterli miktarda ılık su ilave edilip kaynayıncaya kadar sürekli karıştırılır. Ayrı bir yerde iki yumurta, alabildiğince un yoğrulup açılır. Badem şeklinde kesilip tereyağında kızartılır. Pişmiş çorbanın üzerine dökülür. Ayrıca tereyağı ve kırmızı biber kızartılıp sos olarak üzerine dökülür ve sıcak servis yapılır.
 
Madımak: Adının türkülere konu olduğu  madımak; Orta Anadolu’nun  bilinen en eski yemeklerindendir.Madımak,  soğan,  bulgur,  tercihe göre pastırma veya çemen ile yapılır.  İnce ince kıyılan madımaklar yıkanır.  Soğanlar tereyağında kavrulur,  pastırma ilave edilir.  Sıcak su konulup kaynatılır ve en son madımak ve bulgur konularak pişirilir.
 
Keşkek:  Yarma,  et,  soğan ile yapılır.  Yarmalar akşamdan ıslatılır.  Tencerede soğan,  et,  kırmızı biber,  tuz,  tereyağı ile kavrulur.  Bir su bardağı sıcak su ilave edilir.  On beş dakika kaynatılır.  Yarma on su bardağı sıcak su ile birlikte tencereye ilave edilir.  Kaynayınca kapağı kapatılır kenarları hamur ile çerçevelenir.  Bir parmak sığacak şekilde delik bırakılır.  Kısık ateşte iki saat pişirilir.
 
İskilip Dolması:  Pirinç, et, soğan ile yapılır. Islatılmış pirinçler tereyağında kavrulur.  Üzerine sıcak su eklenir,  dinlenmeye bırakılır.  Ayrı bir kapta et yağ ile kızdırılır.  Soğan ve sıcak su ilave edilir.  Et kaynayınca üzerine sacıyak,  bunun üzerine de tepsi yerleştirilir.  Haşlanan pirinçler bir bez torbaya konularak bu tepsinin üzerine konur. Tencerenin kapağı kapatılarak kapak kenarları hamurla sıvanır,  herhangi bir yerine bir parmak sığacak şekilde delik bırakılır.  ( Buhar çıkması için) Kısık ateşte dört saat  pişirilir.
 
Ortalık : Kuzunun pirzolalık yerinden yapılır.  Çatala gelecek şekilde kesilir,  tereyağında kızartılır.  Bir tencereye konup yanan közün içerisine yerleştirilip üzerine bir tepsi konur ve saç kapatılır. Susuz olarak pişirilir.
 
Çorum  Mantısı : İçleri kıyma konulup kapatılan mantılar tek sıra halinde bir tepsiye dizilir,  kısık ateşte kızartılır,  yoğrulmuş olan mantının hamurundan küçük bir hamur  açılıp kızaran mantıların üzerine kapatılır.   Salçalı,  tereyağlı,  et suyu ile hazırlanan sos bu hamurun üzerine dökülür.  Biraz kaynadıktan sonra üzerindeki yufka ters çevrilir. Daha sonra ocaktan indirilip bıçakla kesilir ve servis yapılır.
 
Tel Tel :  Un ağır ateşte kavrulur.  Su,  şeker ve limon tuzu kaynatılarak ağda yapılır.  Tepsi tereyağla yağlanıp ağda bu tepsiye yayılır.  Serin bir ortamda  dondurulur.  Tepsi ocağın üzerinde 2 dakika kadar ısıtılır.  Ağda rulo yapılarak tepsiden kaldırılır.  İki kişi ağdayı ellerine alıp sıkarak yumuşatırlar.  Yumuşayan ağda elle sıkılarak 65 kez çevrilir.  Tepsiye kavrulmuş un yayılır.  Ağda bu tepsinin içine konularak unla birlikte çevrilir. Saç teli kıvamına gelince tel tel olmuş demektir.  Kesilerek servis yapılır.
 
Gül Burma : Hazırlanan baklava hamurunun üzerine ıslak bez örtülüp yarım saat dinlendirilir.  Yumurta şeklinde parçalar alınıp üzerine nişasta serpilerek yufka şeklinde açılır.  Açılan yufkalar bir bez üzerinde hafif kurumaya bırakılır.  Daha sonra paralel kesilip içine ceviz konularak gül şeklini alacak şekilde burularak yağlanmış tepsiye dizilir.  Bu şekilde kuruması için bir gün bekletilir. Üzerine kızartılmış yağ dökülüp fırında kızartılır.  Hazırlanan şerbet sıcak olarak dökülür.
 
Çorum Baklavası (Lüle Baklava-Sıkma Baklava-Sıyırma)  : Baklava hamuru açılıp özellikle bu tatlı için kullanılan “oka” konur ve iki tarafından katlanır.  İki tarafından hamur sıkıştırılır ve iç kısım oluk şeklinde boş kalır. Tepsiye dizilen baklavaları bir akşam bekletip kurutulur.  Daha sonra yağı ve şerbeti dökülüp,  üzerine ceviz serpilir.
 
Hasıda: Pekmez,  buğday nişastası,  sıvıyağ,  tereyağından yapılır. Su,  pekmez,  nişasta karıştırılır.  Sıvıyağ tavada kızdırılır.  Karıştırılan pekmezli nişasta tavaya yavaş dökülür,  karıştırılarak pişirilir.  Top top olmaya başlayınca üzerine kızdırılmış tereyağı dökülüp tahta karıkla ufaltılarak  karıştırılır.  Soğuk olarak servis yapılır.
 
Karaçuval Helvası : Un,  tereyağı,  pekmez şekerden yapılır.  Un tavada rengi koyulaşıncaya kadar karıştırılarak kavrulur, koyulaşınca tereyağı ilave edilip iyice yedirilir.  Kara pekmez,  toz şeker,  ceviz içi ve soğuk su birbirine karıştırılıp unun üzerine dökülür.  İyice karıştırılıp yumurta büyüklüğünde parçalar yapılır ve üzerine isteğe göre hindistan cevizi dökülür.
Başa Dön

Müzik ve Halk Oyunları
 
ÇORUM' DA MÜZİK
Türk Sanat MüziğiÇorum’ da ilk düzenli Türk Sanat Müziği çalışması 1980 yıllarından sonra Kültür Müdürlüğü bünyesinde Dr.  Sedat Terlemez yönetiminde başlamış ve konserler verilmiştir. Çalışmalar 1999 yılında Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde ve 2001 yılında Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde iki Türk Sanat Müziği Korosu ile sürdürülmektedir. Osmancık’ da Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2000 yılında Türk Sanat Müziği kursu açılmıştır. 2001 yılında Türk Sanat Müziği Musiki Cemiyeti adını alan koro faaliyetlerine devam etmektedir. Bu üç koro önemli gün ve gecelerde  konserler vermektedir.
Türk Halk Müziği
Çorum’da Türk Halk Müziği çalışmaları, Mimar Sinan Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2001 yılında kurulmuştur. Çorum Bölgesinde Türk Halk Müziği çeşitlerinden olan ağıtlar, maniler, destanlar, güzellemeler, ninniler, aşk-sevda türküleri, taşlamalar, ilençler gibi birçok türkü karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan en bilineni, bir ananın kaybettiği oğlunun ardından feryadını dile getiren “Hem okudum hemi de yazdım” ağıtıdır.
Yakın bir tarihte derlenen “ilvanlım” türküsü de Çorum güzellemelerine bir örnektir.Yöre müziğinde ezgiler,  genellikle ince seslerden başlar.  Belli aralıkla karar sesine doğru iner. Bu inişlere de geçici olarak beşinci,  dördüncü,  üçüncü derecelerde durulur.  Ardından yeni bir müzik cümlesiyle karara varılır.
Çorum yöresinin uzun havası, “bozlak” türündedir. Kırşehir bozlaklarından seyir itibariyle pek farklı olmamakla birlikte kendi içinde ayrı bir havası vardır. “Ya beni de götür ya sen de gitme”, “Malum olsun da sana bak ne haldeyim”, Çorum bozlaklarına örneklerdir.
Genelde Erzurum’da yaygın olan Tatyan türküleri, yapılan göçlerle birlikte Çorum bölgesinde de yaygın olarak bulunmaktadır. “Şu uzun gecenin gecesi olsam” türküsü tatyan ayağındadır.Divanı Garip,  Kerem ayaklarında da uzun havalar çalınır söylenir. Alaca ve Mecitözü dolaylarında koşma,  zincirli koşma,  nefes ve deyişler yaygındır.
Türkülü oyun havaları, zil, kaşık, döndürmeli küçük halay havaları,ilençler, turna deyişleri, misket, cirit-güreş havalarıyla, kına, düğün türküleri bölgenin ezgi yapısını oluşturur.
Çorumda ilk halk müziği derlemesi, 1939 yılında yapılmıştır. Nurullah Taşkıran, Mahmut Ragıp Gazimihal, Mithat Fennen, Muzaffer Sarısözen ve Rıza Yetişen’ den oluşan ekip 241 halk ezgisini plağa almıştır.
İlvanlım, Şu Uzun Gecenin Gecesi Olsam, Arzu Ederdiniz Bir Yol Görmeye, Gayrı Dayanamam Ben Bu Hasrete...
 
Halk Müziği Araçları
Bağlama çeşitlerinin tümü kullanılır.  On iki,  dokuz,  sekiz,  telli büyük sazlarla,  bağlama ve curalar gerek tek tek,  gerekse toplu olarak kullanılır.
Üflemeli çalgılardan zurna,  halaylarda davula eşlik eder.  Dilli dilsiz çoban kavallarıyla,  dilli çoban düdükleri yörede kullanılan üflemeli çalgılardır. Yörede vurmalı sazlardan davul yaygındır.  Çeşitli büyüklükte tel,  zil ve kaşık da kullanılır.
Alaca ve Mecitözü dolaylarında yaylı sazlardan kemane (kemençeden büyükçe ve  ona benzer) çalınmaktadır.
 
ÇORUM HALK OYUNLARI
Kullanılan Sazlar
Çorum halk oyunlarının temel iki enstrümanı davul ve zurnadır.Oyunlar genellikle halay ve türkülüdür. Oyunların bir kısmı sözlü, bir kısmı sözsüz, tabiat özlü (çekirge) ve aşk konulu (dillala, iğdeli gelin) oyunlar içerir. Oyunlar genellikle disiplinli, bağlı ve dizi halinde oynanır. Serbest oynanan oyunlar da vardır. (dillala)
Çorum Halayı;  6 erkek oyuncu tarafından davul, zurna eşliğinde oynanır. Oyun 3 bölümdür:
Ağırlama, İğdeli Gelin, Kız ve erkeklerin beraber oynadığı bir halk oyunudur. Bir erkek bir kız olacak şekilde el ele tutuşan gençler bir halka oluşturur. Dillala; Dillala oyunu 6 kız 6 erkekle oynanmakta ancak, aktif olarak oynayanlar 6 erkek ve bir kızdır. Diğer kızlar figüran olarak arka planda ve hareketsiz durmaktadırlar.
Çekirge; Yakın geçmişe kadar halkın geçim kaynağını genellikle tarım teşkil ederdi. Ancak, çiftçinin en büyük korkusu ürün olgunlaşınca ortaya çıkan çekirge sürüsüdür. Halk tüfek atıp, teneke çalarak, gürültü çıkarıp bu afeti uzaklaştırmaya çalışır.  Çorum halkı bu canlıdan o kadar bezmiştir ki bu oyunu oluşturup türküsünü yazmıştır. Oyun,  davul zurna eşliğinde 6 kız,  6 erkekle oynanır.  Bir kız bir erkek olmak üzere,  eller omuzlar üzerinde bir halka meydana getirilir.  Oyunun figürleri çekirgenin hareketlerine uygun şekilde düzenlenmiştir. Çorum’da Oynanan Diğer Halk Oyunları Benli, Miço, Bediriş, Sarıkız
SEMAH; Semahlar dinsel niteliği ağır basan oyunlardır. Törensel yapıya,  kurallara uygun olarak gerçekleştirilen bir oyundur.  Esas olarak, deyiş eşliğinde (bağlama) sazla oynanır.  Semahlarda felsefi bir düşünce çağrışımı vardır,  sanatlı deyişlerle söylenir.
Başa Dön
 
 
ANA SAYFA      KURUMSAL      SarDer Haber      ÇORUM      KARGI      HACIHAMZA      SARAÇLAR       HABERLER
© 2006 SarDer Saraçlar Divanı Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği